Ahlâk Yasası



ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Tanrı esenliği: Yasa ve nur

1949 Mutluluk için yaratılan ama günahla yaralanan insanın Tanrı’nın kurtarışına ihtiyacı vardır. Tanrı yardımı insana, insanı yöneten yasayla Mesih’te ve insanı destekleyen nurda gelir:

Saygı ve korkuyla kurtuluşunuzu sonuca götürmek için daha çok çaba gösterin: Çünkü kendisini hoşnut eden şeyi hem istemeniz, hem de yapmanız için sizde etkin olan Tanrı buradadır (Fil 2, 12-13).

 

1. KONU

Ahlâk Yasası

1950 Ahlâk yasası Tanrısal Bilgeliğin eseridir. Kutsal Kitabın anlamında tanımlayacak olursak bu Tanrı’nın bir pedagojisi, bir baba talimatıdır. İnsanı vadedilen mutluluğa götüren yollara, davranış kurallarına uyulmasını ister; Tanrı’dan ve onun sevgisinden döndüren kötü yolları yasaklar. Buyruklarında katı aynı zamanda vaatlerinde şefkatlidir.

1951 Yasa kamu yararı göz önünde bulundurularak uzman otorite tarafından konulan bir davranış kuralıdır. Ahlâk yasası Yaradan’ın gücü, bilgeliği ve iyiliği tarafından yaratıklar arasında onların yararına ve onların amaçlarına hizmet edecek şekilde kurulmuş akla yatkın bir düzeni gerektirir. Her yasa kendi ilk ve son gerçeğini ebedi yasada bulur. Yasa akıl tarafından herkesin Yaratıcısı ve Kurtarıcısı olan diri Tanrı’nın İlahi Takdirine katılma olarak ilan edilmiş ve kurulmuştur. "İşte aklın bu düzenlemesine yasa deniyor"(XIII. Leon, enc. "Libertas praestantissimum", Aquinolu Thomas’ın s. th. 1-2, 90, 1. zikrederek):

Canlı varlıklar arasında yalnız insan Tanrı’dan bir yasa almış olduğundan dolayı övünebilir: Akıllı bir hayvan olarak insan, anlayabilir, ayırt edebilir, ayrıca aklını ve özgürlüğünü kullanarak kendisine her şeyi veren Kişiye uyarak davranışını düzenleyecektir.(Tertülyanus, Marc. 2, 4)

1952 Ahlâk yasasının ifadeleri çeşitlidir ve kendi aralarında eşgüdümlüdür; bütün yasaların Tanrısal kaynağı olan Ebedi yasadır; doğal ahlâk yasası; eski Yasa ile yeni Yasayı ya da İncil yasasını içeren açınlanmış yasa; son olarak da sivil yasalar ve Kilise yasaları.

1953 Ahlâk yasası kendi birliğini ve bütünlüğünü Mesih’te bulur. Mesih İsa Kişi olarak mükemmelliğe giden yoldur. Mesih İsa yasanın sonudur, çünkü Tanrı’nın adaletini öğreten ve veren yalnız Odur: "Ne var ki, her iman edenin aklanması için Mesih, Kutsal Yasa’nın sonudur" (Rom 10, 4).

I. Doğal ahlâk yasası

1954 İnsan kendisine gerçek ve iyilik amacıyla davranışlarına hakim olma ve kendisini yönetme yeteneğini veren Yaratıcısının iyiliğine ve bilgeliğine katılır. Doğal yasa insanın aklı yardımıyla iyi ile kötüyü, gerçek ile yalanı ayırt etmesini sağlayan temel ahlâk bilgisini ifade eder:

Doğal ahlâk yasası her insanın ruhuna kazınmış ve yazılmıştır, çünkü o günahı yasaklayan ve iyilik yapmayı buyuran insan aklının kendisidir. Ne var ki insan aklının bu buyruğunun yasa gücünde olabilmesi, ancak ruhumuzun ve özgürlüğümüzün tabi olması gereken daha yüksek bir aklın sesi ve tercümanı olmasıyla mümkündür.(XIII. Leon, enc. "Libertas praestantissimum")

1955 "Tanrısal ve doğal"(GS 89, 1) ahlâk yasası insana iyilik yapması ve amacına ulaşması için gereken yolu gösterir. Doğal ahlâk yasası ahlâki yaşamı idare eden ilk ve temel ilkeleri belirler. Doğal ahlâk yasasının ekseninde her türlü iyiliğin kaynağı ve yargıcı olan Tanrı’ya büyük özlem duyma ve Ona tabi olma olduğu gibi başkasını kendisine eşit görme duygusu da vardır. Temel buyruklarıyla On emir’in içinde ifade edilmiştir. Bu yasaya doğal ahlâk yasası denmesinin nedeni, akıldan yoksun varlıkların doğası referans alındığından değil de, onları ilan eden aklın insan doğasına ait olmasındandır.

Bu kurallar nerede yazılıdır, Gerçek adı verilen ışık kitabından başka? Adil yasanın tümü burada yazılıdır, oradan adaleti yerine getiren insanın yüreğine, gelip geçici olarak değil de, ama bir yüzüğün mührü balmumuna yüzükten ayrılmaksızın nasıl geçiyorsa öyle geçer.(A. Augustinus, trin. 14, 15, 21)

Doğal ahlâk yasası Tanrı tarafından içimize konan aklın ışığından başka bir şey değildir; onun sayesinde ne yapmamız ve ne yapmamamız gerektiğini biliriz. Bu ışık ya da bu yasa Tanrı tarafından yaratılışta verilmiştir.(A. Aquinolu Thomas, dec. praec. 1)

1956 Akıl tarafından düzenlenmiş ve her insanın yüreğinde hazır bulunan doğal ahlâk yasası buyruklarıyla evrenseldir ve otoritesi her insana uzanır. Kişinin onurunu ifade eder, haklarının temelini ve temel görevlerini belirler:

Kuşkusuz bir gerçek yasa vardır: Doğru akıl; doğayla uyumludur, bütün insanlarda vardır; değişmez ve ebedidir; buyrukları göreve çağırır; yasakları hatayı önler. ( ... ) Onun yerine buna ters düşen bir yasayı koymak hakarettir. Bir kısmı bile kaldırılmamalıdır; hepsini ortadan kaldırmak kimsenin harcı değildir.(Ciceron, rep. 3, 22, 33)

1957 Doğal ahlâk yasasının uygulanması çok değişir; yere, zamana ve durumlara göre çok çeşitli yaşam koşullarına adapte olmuş bir düşünceyi göz önünde bulundurabilir. Ama yine de, değişik kültürlerde, doğal ahlâk yasası insanlara kaçınılmaz farklılıkların ötesinde ortak ilkeleri kabul ettirerek onları birleştiren ortak nokta olarak kalır.

1958 Doğal ahlâk yasası bütün bir tarihin değişimi boyunca sürekli ve değişmez (Bkz. GS 10) olarak kalır; düşünce akımları, örf ve adetler arasında varlığını sürdürür ve ilerlemeyi destekler. İfade ettiği kurallar tözel olarak değerlerini korur. İlkelerine kadar doğal ahlâk yasası reddedilse bile, onu insan yüreğinden ne çıkarmak ne de yok etmek mümkündür. Bireylerin ve toplumların yaşamında daima yine ortaya çıkıverecektir:

Herkesin bildiği gibi, Ey Rab, hırsızlık senin yasan tarafından, insan yüreğine yazılmış, büyük haksızlığın bile silemeyeceği yasan tarafından yasaklanmıştır.(A. Augustinus, itiraf. 2, 4, 9)

1959 Yaratıcının çok iyi bir eseri olan doğal ahlâk yasası insana, seçimini belirleyecek ahlâki kuralların yapısını inşa edebileceği sağlam temelleri sağlar. Aynı zamanda insan topluluğunu yaratmak için gerekli ahlâki temeli sunar. Ona bağlı sivil yasa için gerekli temeli de gerek ilkelerinden çıkan sonuçlarla ilgili bir düşünceyle gerek pozitif ve hukuki eklemelerle sağlar.

1960 Doğal ahlâk yasasının buyrukları herkes tarafından aynı açıklıkla ve aynı hızla görülmez. Bugünkü durumda, günahkâr insan ahlâki ve dinsel gerçeklerin "herkes tarafından zorlanmaksızın, hataya mahal vermeksizin ve kesin bir doğrulukla"(XII. Pius, enc. "Humani generis" DS 3876) tanınması için nur ve vahye ihtiyaç duyar. Doğal ahlâk yasası açınlanmış yasaya ve nura Tanrı tarafından hazırlanmış ve Kutsal Ruh’un etkisine uygun bir temel oluşturur.

II. Eski Ahit’teki Yasa

1961 Yaratıcımız ve Kurtarıcımız Tanrı İsrail’i kendi halkı olarak seçti ve ona Yasasını açınladı, böylece Mesih’in gelişini hazırladı. Musa’nın Yasası akıl tarafından kabul edilebilir birçok gerçeği ifade eder. Bu gerçekler Esenlik antlaşmasının içerisinde ilan edilmiş ve resmileştirilmiştir.

1962 Eski Ahit’teki Yasa açınlanmış yasanın ilk halidir. Ahlâki buyrukları on emirle özetlenmiştir. On emir’in buyrukları Tanrı’nın suretinde yaratılmış insanın görevinin temellerini ortaya çıkarır. Tanrı ve insan sevgisine ters düşen şeyleri yasaklar, insan için önemli olanın yapılmasını ister. On emir Tanrı’nın yollarını ve çağrısını insana göstermek için ve onu kötülükten korumak için, her insanın vicdanına tutulan bir ışıktır:

Tanrı Yasanın taştan levhalarına insanların yüreklerinde okumadıklarını yazdı.(A. Augustinus, psal. 57, 1)

1963 Hıristiyan geleneğine göre Yasa kutsal,(Bkz. Rom 7, 12) ruhsal(Bkz. Rom 7, 14) ve yararlıdır,(Bkz. Rom 7, 16) ama mükemmel değildir. Bir pedagog(Bkz. Gal 3, 24) gibi ne yapılmasını gösterir, ama bunu gerçekleştirmek için gerekli olan Ruh’un lütfunu ve gücünü vermez. Ortadan kaldıramadığı günah yüzünden kölelik yasası olarak kalır. Havari Paulus’a göre Yasa’nın insanın yüreğinde "tensel istek yasası"(Bkz. Rom 7) oluşturan günahı ortaya çıkarmak ve onun geçersizliğini ilan etmek gibi bir görevi vardır. Bununla birlikte Yasa Tanrı’nın Egemenliği yolunda ilk etaptır. Seçilmiş halkı ve her Hıristiyanı Kurtarıcı Tanrı’ya dönmeye ve ona inanmaya hazır duruma getirir. Tanrı’nın Sözü gibi hep kalıcı olan bir öğrenme sağlar.

1964 Eski Ahit’teki Yasa İncil’e bir hazırlıktır. "Yasa gelecekteki gerçeklerin pedagojisi ve kehanetidir."(A. Ireneus, haer. 4, 15, 1) Mesih’le gerçekleşecek günahtan kurtulma işini önceden kehanetle bildirir, İncil’e Kutsal Ruh’un yaşamını ifade edebilmesi için resimler, "tipler", simgeler temin eder. Kendisini Yeni Antlaşma’ya ve göklerin Egemenliğine doğru yönlendiren peygamberlerin ve bilgelerin kitaplarıyla tamamlar.

Eski Antlaşma rejimi altında Kutsal Ruh’un sevgi ve lütfuna sahip insanlar vardı ve bu insanlar her şeyden önce kendilerini Yeni Yasa’ya bağlayan ruhsal ve ebedi vaatlerin gerçekleşmesini bekliyorlardı. Bunun tersine, Yeni Antlaşma altında da Yeni Yasa’nın mükemmelliğinden uzak hâlâ şehvani insanlar vardır: Onları Yeni Antlaşma’da bile ceza korkusu ve bazı dünyevi vaatlerle iyi işler yapmaya isteklendirmek zorunlu olmuştur. Her şeye rağmen, Eski Ahit’teki Yasa sevgiyi buyurmuş olsa bile "sevginin yüreklerimize yayılmasını"(A. Aquinolu Thomas, s. th. 1-2, 107, 1, ad 2) (Rom 5, 5) sağlayan Kutsal Ruh’u vermiyordu.

III. Yeni Yasa ya da İncil Yasası

1965 Yeni Yasa ya da İncil Yasası Tanrısal, doğal ve açınlanmış yasanın yeryüzündeki mükemmelleştirilmiş halidir. Bu Yasa Mesih İsa’nın eseridir ve özellikle de Dağdaki Vaaz’da ifade edilmiştir. Aynı zamanda da Kutsal Ruhun eseridir, onun sayesinde içsel sevgi yasası olmaktadır: "İsrail halkıyla yeni bir antlaşma yapacağım ( ... ). Yasalarımı onların zihnine işleyeceğim, bunları yüreklerine kazıyacağım, ben onların Tanrısı olacağım, onlar da benim halkım olacaklar"(Bkz. Yer 31, 31-34) (İbr 8, 8-10).

1966 Yeni Yasa Mesih İsa’ya olan inançlarından dolayı inanlılara verilen Kutsal Ruh’un nurudur. Yeni Yasa sevgiyle etkisini gösterir, ne yapmamız gerektiğini Rab’bin Dağdaki Vaaz’ıyla öğretir ve bu Yasayı uygulayacak gücü bize verecek Kilise sırlarını kullanır

Matta’ya göre İncil’de okuduğumuz Rabbimizin Dağdaki Vaaz’ını dindarca ve anlayarak derinliğine düşünmek isteyen kimse, orada Hıristiyan yaşamının kusursuz anayasasını bulacaktır. ( ... ) Bu vaaz Hıristiyan yaşamına özgü bütün temel kuralları içermektedir.(A. Augustinus, serm. Dom. 1, 1)

1967 İncil Yasası Eski Ahit’teki Yasayı "tamamlar"(Bkz. Mt 5, 17-19), geliştirir ve onu kusursuz haline ulaştırır. Gerçek mutluluklar bölümünde Tanrısal vaatleri yücelterek ve onları "göklerin Egemenliğine" göre düzenleyerek gerçekleştirir. İncil Yasası bu yeni umudu inançla kabul etmeye hazır kimselere hitap etmektedir: Yoksullar, alçakgönüllüler, kederliler, temiz yürekliler, Mesih İsa yüzünden zulüm görenler. Böylece Egemenliğin şaşırtıcı yollarını çizer.

1968 İncil Yasası Kutsal Yasa’nın emirlerini tamamlar. Rab’ bin Dağdaki Vaaz’ı Eski Ahit’teki Yasa’nın ahlâki kurallarını değersiz kılmak ya da yok etmek bir yana, onlarda gizli olan potansiyeli ve yeni zorunlulukları ortaya çıkarır. Onlarda bulunan tüm Tanrısal ve insani gerçekleri açınlar. Yeni dış buyruklar getirmez, ama davranışların kökünü, yani insanın temiz ile kirli arasında seçim yaptığı,(Bkz. Mt 15, 18-19) imanın, umudun ve sevginin oluştuğu, onlarla birlikte erdemlerin oluştuğu yüreği ıslah eder.(Bkz. Mt 5, 48) İncil bu şekilde Kutsal Yasa’yı göksel Baba’yı örnek alarak düşmanları bağışlayarak ve zulmedenlere dua ederek, Tanrısal eliaçıklığı örnek alarak bütünlüğüne götürür.(Bkz. Mt 5, 44)

1969 Yeni Yasa dinsel vecibeleri sadaka, dua ve orucu, "başkaları tarafından görülme isteği"nin(Bkz. Mt 6, 1-6, 16-18) aksine "gizlide gören Baba"ya göre düzenleyerek, yerine getirir. Duası Göklerdeki Babamız (Mt 6, 9-13) duasıdır.

1970 İncil Yasası "iki yol"(Bkz. Mt 7, 13-14) arasındaki kesin seçimi ve Rab’ bin sözlerinin uygulamaya konulmasını (Bkz. Mt 7, 21-27) kapsar; İncil Yasası altın kuralla özetlenebilir: "İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın. Kutsal Yasa ve peygamberlerin söyledikleri budur"(Bkz. Lk 6, 31) (Mt 7, 12).
               Bütün İncil Yasası İsa’nın birbirimizi, kendisi bizi nasıl sevdiyse öyle sevmemizi isteyen (Yu 13, 34) "yeni buyruğuna"(Bkz. Yu 15, 12) dayanır.

1971 Rabbin Vaazına, Rom 12-15; 1 Kor 12-13; Kol 3-4; Ef 4-5; vb. de yer alan havarisel öğretilerin ahlâki dersini de eklemek uygun olur. Bu doktrin Rab’bin öğretisini, özellikle Mesih’e olan inançtan gelen ve Kutsal Ruh’un başlıca armağanı olan sevgiyi canlandıran erdemlerin sergilenmesiyle havarilerin otoritesi sayesinde iletir. "Sevginiz ikiyüzlü olmasın. (...) Birbirinizi kardeşlik sevgisiyle, şefkatle sevin. Birbirinize saygı göstermekte yarışın. Gayretiniz eksilmesin. Ruhta ateşli olun. Rab’be kulluk edin. Umutla sevinin. Sıkıntıya dayanın. Kendinizi duaya verin. İhtiyaç içinde olan kutsallara yardım edin. Kendinizi konukseverliğe verin" (Rom 12, 9-13). Bu din eğitimi bize Mesih’le ve Kilise’yle olan ilişkimiz ışığında vicdanımızın keyfiyetini de öğretmiş olur.(Bkz. Rom 14, 1, Kor 5-10)

1972 Yeni Yasa’nın bir sevgi yasası olarak adlandırılmasının nedeni korkudan çok Kutsal Ruh tarafından insanın içine işlenmiş sevgiyle hareket edilmesini sağlamasındandır; bir nur yasası olmasının nedeni de iman ve Kilise sırları aracılığıyla bir şey yapmak için gereken gücü vermesidir; bir özgürlük yasası (Bkz. Yk 1, 25, 2, 12) olmasının nedeni ise Eski Yasa’nın ritüel ve hukuki kurallarından bizi bağışık tutması, bizi kendiliğinden sevgiyle davranmaya itmesi, son olarak da bizi "Efendi’sinin ne yaptığından haberi olmayan" kul durumundan "Babamdan öğrendiğim her şeyi size öğrettim" (Yu 15, 15) diyen Mesih’in arkadaşlığına, ya da mirasçı evlat durumuna getirmesidir.(Bkz. Gal 4, 1-7.21-31, Rom 8, 15)

1973 Yeni Yasa bu buyruklardan başka İncil öğütlerini de içermektedir. Tanrı’nın buyrukları ile İncil öğütleri arasındaki geleneksel ayrım Hıristiyan yaşamının mükemmelliği olan sevgiye dayanarak yapılmaktadır. Buyruklar sevgiyle uyuşmayan şeyleri uzaklaştırırlar. Öğütlerin amacı ise kendisine ters düşmese bile sevginin gelişmesine engel oluşturacak şeyleri uzaklaştırmaktır.(Bkz. A. Aquinolu Thomas, s. th. 2-2, 184, 3)

1974 İncil öğütleri daha fazla vermekten hiçbir zaman tatmin olmayan sevginin hayatta gerçekleşmesini gösterirler. Onun dinamiğini doğrular ve bizden ruhsal kavrayışlılık isterler. Yeni Yasa’nın mükemmelliği özellikle Tanrı’yı ve benzerini sevmeyi isteyen buyruklarda yatar. Öğütler daha doğrudan yollar, daha kolay çareler belirtirler, uygulaması herkesin kendi içinde duyduğu eğilime göredir:

Tanrı herkesin bütün öğütleri uygulamasını istemiyor, ama herkesin durumuna, kişiliğine, zamanına, gücüne göre sevginin gereğini yapmasını istiyor; çünkü sevgi bütün erdemlerin, bütün buyrukların, bütün öğütlerin netice itibarıyla bütün yasaların ve bütün Hıristiyan eylemlerinin kraliçesi olarak herkese ve her şeye düzen, sıra, zaman ve değer verir.(A. François de Sales, amour 8, 6)

 

ÖZET

1975 Kutsal Kitaba göre Yasa insanı vadedilen mutluluğa götüren yolları buyuran ve kötülüğe götüren yolları yasaklayan Tanrı’nın baba talimatıdır.

1976 "Yasa kamu yararı için toplumun sorumluluğunu yüklenen kişi tarafından resmen ilan edilen aklın bir talimatından başka bir şey değildir."(A. Aquinolu Thomas, s. th. 1-2, 90, 4)

1977 Mesih yasanın sonudur,(Bkz. Rom 10, 4) yalnız O Tanrı’nın adaletini öğretir ve yerine getirir.

1978 Doğal ahlâk yasası Yaradan’ın suretinde yaratılan insanın Tanrı’nın iyiliği ve bilgeliğine bir katılımıdır. İnsanın onurunu ifade eder ve insanın temel hak ve görevlerinin temelini oluşturur.

1979 Doğal ahlâk yasası değişmez, tarih boyunca da hep aynı kalır. İfade ettiği kurallar itibarıyla değerli kalır. Sivil yasanın ve ahlâki kuralların oluşturulması için gerekli temeli oluşturur.

1980 Eski Ahit’teki Yasa vahiy yoluyla indirilmiş yasanın ilk halidir. Bu yasanın ahlâki buyrukları On emir’le özetlenmiştir.

1981 Musa’nın Yasası doğal olarak akıl tarafından kabul edilebilir gerçekler içerir. Tanrı bu yasayı, insanlar yüreklerinde okumadıkları için açınladı.

1982 Eski Ahit’teki Yasa İncil’e hazırlıktır.

1983 Yeni Yasa Mesih’e iman ederek alınan ve sevgide etken olan Kutsal Ruh’un lütfudur. Özellikle de Rab’bin Dağdaki Vaaz’ ında ifade edilir ve Kilise sırlarını kullanarak bize nuru iletir.

1984 İncil Yasası Eski Ahit’teki Yasayı tamamlar, onu aşar ve onu mükemmelliğe götürür: Vaatleri göklerdeki Egemenlik mutluluklarıdır, buyrukları da davranışlarımızın menşeini, yüreğimizi ıslah eder.

1985 Yeni Yasa bir sevgi yasasıdır, bir nur yasasıdır, bir özgürlük yasasıdır.

1986 Buyruklarının dışında Yeni Yasa’nın İncil öğütleri vardır. "Kilise’nin kutsallığı özellikle Rab’bin İncil’de müritlerine uymalarını önerdiği birçok öğüt sayesinde sürdürülür."(LG 42)