Evlilik sırrı



7. KONU

Evlilik sırrı

1601 "Bir erkekle bir kadının ömürleri boyunca bir aile oluşturmak üzere yaptıkları, doğal amacı eşlerin mutluluğu olduğu kadar soyu devam ettirmek ve çocukları yetiştirmek olan evlilik sözleşmesi Rab Mesih tarafından vaftizli eşler arasında sır mertebesine çıkartılmıştır."(CIC, can. 1055, 1)

I. Tanrı’nın tasarısında evlilik

1602 Kutsal Kitap erkekle kadının Tanrı’nın suretinde ve benzerinde yaratıldığını anlatan bölümle başlar ve Apokalypsis’teki "Kuzu’nun düğünü"(Bkz. Yar 1, 26-27) (Ap 19, 7. 9) ile son bulur. Kutsal Kitap baştan sona evlilik ve onun "gizi"nden, evlilik kurumundan ve Tanrı’nın ona verdiği anlamdan, evliliğin kökeninden ve bitiminden, esenlik tarihi boyunca çeşitli evrelerinde, günahtan kaynaklanan zorluklarından ve "Rab’de", Kilise ile Mesih arasındaki yeni antlaşmadaki yenilenmesinden (1 Kor 7, 39) söz eder.(Bkz. Ef 5, 31-32)

Yaratılış düzeninde evlilik

1603 "Eşlerin oluşturduğu yaşam ve sevgi dolu aile düzeninin kendine özgü kuralları Yaradan tarafından konulmuş ve donatılmıştır."(GS 48, 1) Evliliğe olan eğilimleri, Yaradan’ın elinden çıktıkları gibi, kadın ile erkeğin doğasında vardır. Evlilik, yüzyıllar boyunca değişik kültürlerde, toplum yapılarında, takındığı tinsel tutumlarda uğradığı değişikliklere karşın tamamen insan eliyle kurulmuş bir kurum değildir. Bu çeşitlilik evliliğin ortak ve sürekli çizgilerini unutturmamalıdır. Bu kurumun saygınlığı ne yazık ki her yerde aynı açıklıkla görünmez,(Bkz. GS 47, 2) bununla birlikte her kültürde evlilik ilişkisinin önemine dair bir kanı mevcuttur. "Çünkü kişinin ve toplumun mutluluğu evlilik ve aile mutluluğuyla sıkı sıkıya bağlıdır."(GS 47, 1)

1604 Tanrı insanı sevgiyle yarattığı gibi, sevmeyi bilmesini de istedi, sevme eğilimi insanda doğuştan vardır. Çünkü insan Sevgi’nin(Bkz. Yar 1, 27) bizzat kendisi olan Tanrı’nın suretinde ve benzerinde(Bkz. 1 Yu 4, 8. 16) yaratıldı. Tanrı insanı erkek ve kadın olarak yarattıktan sonra, onların birbirlerine karşı duyduğu sevgi, Tanrı’ nın insana karşı duyduğu mutlak ve ebedi sevginin bir sureti olur. Bu sevgi Tanrı’nın gözünde çok iyi bir şeydir.(Bkz. Yar 1, 31) Tanrı’nın kutsadığı bu sevgi de üretken olmak zorunda ve yaratılışın gözetimi işinde gerçekleşmelidir: Tanrı Adem ile Havva’yı kutsayarak onlara: "Üretken olun, çoğalın ve dünyayı doldurun ve onu denetiminiz altına alın" dedi (Yar 1, 28).

1605 Kadın ve erkeğin birbirleri için yaratıldığını Kutsal Kitap şu sözlerle doğruluyor: "İnsanın yalnız başına kalması doğru değildir." Kadın erkeğin "etinden alınmış ettir", kısacası bir başka kendisi, eşiti, en yakını, kendisine Tanrı tarafından verilen, yardımcımız olan Tanrı’yı temsil eden bir yardımcıdır.(Bkz. Mzm 121, 2) "İşte bu yüzden erkek anne babasını terk edip karısına bağlanacak, ve ikisi tek bir beden olacaklar" (Yar 2, 18-25). Bu her iki yaşamın da hep sürüp gidecek bir birliği demektir, Mesih İsa da bunun başlangıçta Tanrı’nın tasarısı içinde olduğunu "Onlar artık iki değil, tek bedendir" sözleriyle ifade ediyor (Mt 19, 6).

Günahın yönetimi altındaki evlilik

1606 Her insan kendisinde ve çevresinde kötüyü tecrübe eder. Bu tecrübe kadın erkek ilişkilerinde de kendini hissettirir. Eşlerin birliktelikleri her zaman anlaşmazlıkların, uyuşmazlıkların, birinin birine egemen olma duygusunun, sadakatsizliklerin, kıskançlıkların, nefrete ve kopmaya kadar götürebilecek geçimsizliklerin tehdidi altındadır. Bu geçimsizlikler kültürlere, devrelere, bireylere göre az ya da çok şiddetli olabilir, bunların az ya da çok üstesinden gelinebilir, ancak göründüğü kadarıyla bunlar evrensel boyutludur.

1607 Üzülerek saptadığımız bu geçimsizliğin kökeni inanca göre ne erkek ve kadının doğasından, ne ilişkilerin cinsinden ama günahtan gelmektedir. Erkek ile kadının başlangıçtaki birlikteliklerinden kopmalarının nedeni Tanrı’dan kopma olan asli günahın birinci sonucudur. İlişkileri karşılıklı yakınmalarla yıpranır;(Bkz. Yar 3, 12) Yaratıcının bir lütfu olan karşılıklı duyulan ilgi(Bkz. Yar 2, 22) doyumsuzluğa ve söz geçirme yarışına dönüşür;(Bkz. Yar 3, 16vb) kadınla erkeğin üretken olup çoğalma ve dünyayı denetimleri altına alma olan soylu görevi(Bkz. Yar 1, 28) çocuk doğurma ve ekmek kazanmanın getirdiği acılarla bunaltıcı bir görev durumuna gelir.(Bkz. Yar 3, 16-19)

1608 Yine de, yaratıcı düzen ağır bir biçimde bozulmasına karşın sürüp gitmektedir. Günahın yaralarını sarmak için kadınla erkeğin Tanrı’nın, onlardan hiçbir zaman esirgemediği sonsuz bağışlayıcılığındaki yardımına gereksinimleri vardır.(Bkz. Yar 3, 21) Bu yardım olmazsa erkekle kadın Tanrı’nın "başlangıçta" yaratmış olduğu amaca uygun olarak yaşamlarını birleştirmeyi gerçekleştiremezler.

Pedagoji yasaları altında evlilik

1609 Tanrı merhametli olduğundan günahkâr insanı terk etmedi. Günahın sonucu olan cezalar, "ağrı çekerek doğum yapmak" (Yar 3, 16) "alın teri dökerek ekmeğini kazanmak" (Yar 3, 19) aynı zamanda günahın zararlarını sınırlayan ilaç görevi görürler. Düşüşten sonra, evlilik insanın içine kapanmasını, bencilliğini, kendi zevkinin peşinde koşmasını yenmesine ve başkalarına açılmasına, karşılıklı yardımlaşmasına, kendini vermesine neden olur.

1610 Evliliğin birliği ve bozulmazlığı ile ilgili ahlâki bilinç antik pedagoji yasası altında gelişti. Kral ve ilk peygamberlerin çokeşliliği henüz o çağlarda reddedilmiyordu. Bununla birlikte, Musa’nın kadınları boşama iznini insanların katı yürekli oluşlarından dolayı verdiğini söyleyen İsa’nın sözlerine karşın(Bkz. Mt 19, 8, Tes 24, 1) Musa’ya verilen buyruk kadının erkek tarafından keyfi olarak ezilmesine engel olmak için verilmişti.

1611 Peygamberler sadık ve veto edilemez(Bkz. Hoş 1-3, İş 54, 62, Yer 2;3,31, Hez 16, 23) bir evlilik aşkını İsrail ile Tanrı arasındaki antlaşmaya benzeterek seçilmiş Halkın bilincini evliliğin bozulmazlığı ve birliği konusunda daha derin bir anlayış içine sokmaya çalıştılar(Bkz. Mal 2, 13-17). Rut ve Tobit Kitapları evliliğin anlamı, evlilikte sadakat ve eşlerin birbirlerine olan sevgisi konusunda çok duygulu tanıklıklar içermektedir. Gelenek Ezgiler Ezgisi’nde daima "evrenin tüm ırmaklarının söndüremediği" (Ezg 8, 6-7) "ölüm kadar güçlü" Tanrı aşkının saf bir yansıması olan insan aşkının ifadesini görmüştür.

Rab’de evlilik

1612 Tanrı ile halkı İsrail arasındaki düğün antlaşması ebedi ve yeni Antlaşmayı hazırlamış oldu. Tanrı Oğlu beden alarak ve kendi hayatını feda edip Kendisi tarafından kurtarılan insanlıkla bir şekilde birleşerek(Bkz. GS 22) "Kuzu’nun düğününü" (Ap 19, 7. 9) hazırladı.

1613 İsa insanlar arasına girerken ilk mucizesini Annesinin isteği üzerine bir düğünde davetli iken gerçekleştirdi.(Bkz. Yu 2, 1-11) Kilise İsa’nın Kana’daki düğünde hazır bulunuşuna çok büyük önem vermektedir. Kilise, İsa’nın düğüne katılmasının evliliğin iyi bir şey olduğunu gösterdiği gibi, evliliğin de Mesih’in varlığını gösteren etkin bir işaret olduğunu kabul eder.

1614 İsa konuşmasında yanlış anlamaya yol açmadan Yaradan’ın başlangıçta kadınla erkeği birleştirmekteki asıl amacını anlattı, sonra Musa tarafından verilen kadını boşama izni, insanların yüreklerinin katılığının bir sonucudur;(Bkz. Mt 19, 8) Kadın ile erkek arasındaki evlilik birleşmesi bozulamaz: Tanrı’ nın kendisi "Tanrı’nın birleştirdiğini, insanlar ayırmasın" dedi (Mt 19, 6).

1615 Evliliğin bozulmazlığı konusundaki ısrar insanda şaşkınlık yaratabilir ve bu gerçekleşmesi imkânsız bir zorunluluk olarak görülebilir.(Bkz. Mt 19. 10) İsa eşleri Musa’nın Yasası’ndan daha ağır taşıyamayacakları ağır bir yükün altına sokmak istemedi.(Bkz. Mt 11, 29-30) Günah tarafından bozulmuş yaratılışı ilk halindeki düzene sokmak için gelen İsa, evliliğin Tanrı Egemenliği’nin yeni boyutunda yaşanması için gerekli gücü ve lütfu Kendisi vermektedir. Eşler evliliğin asıl anlamını ancak İsa’yı izleyerek, kendilerinden fedakârlık ederek birbirlerinin Haçlarını kendi üzerlerine alarak(Bkz. Mk 8, 34) anlayabilir ve bunu Mesih’in yardımı ile yaşayabilirler.(Bkz. Mt 19, 11) Hıristiyan evliliği lütfu her Hıristiyan yaşamının kaynağı olan Mesih’in Haçı’nın bir ürünüdür.

1616 Havari Paulus, "Ey kocalar Mesih Kilise’yi nasıl sevip onu yüceltmek uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin" (Ef 5, 25-26) diyerek bunu anlatmak istedi. Hemen ardından da şunu ekledi "Bunun için adam annesini babasını bırakacak, karısına bağlanacak ve ikisi tek bir beden olacaklar: Bu giz çok derindir; ben bunları söylerken Mesih ve Kilise’den söz ediyorum" (Ef 5, 31-32).

1617 Her Hıristiyan yaşamı Mesih’in ve Kilise’nin içten sevgisinin izini taşır. Tanrı Halkı’nın yaşantısına girmiş olan Vaftiz de bir düğün gizidir: Doğrusunu söylemek gerekirse vaftiz düğün şöleni olan Efkaristiya’dan önce gelen düğün banyosudur.(Bkz. Ef 5, 26-27) Hıristiyan evliliği de Mesih ile Kilise arasındaki antlaşma sırrı, etkili bir işarettir. Nuru bildirdiği ve ilettiği için vaftiz olan kişiler arasındaki evlilik Yeni Antlaşma’ nın gerçek bir sırrıdır.(Bkz. DS 1800, CIC, can. 1055, 2)

Tanrı Egemenliği uğruna bakire kalma

1618 Mesih bütün Hıristiyan yaşamının merkezidir. Onunla olan bağ her türlü öteki ailevi ya da toplumsal bağdan daha ön plandadır.(Bkz. Lk 14, 26, Mk 10, 28-31) Hıristiyanlığın başlangıcından beri Kuzu’yu gittiği her yerde(Bkz. Ap 14, 4) izlemek, Rab’bin işleriyle uğraşmak, Onun hoşuna gitmek,(Bkz. 1 Kor 7, 32) gelmekte olan Güveyi karşılamaya gitmek için(Bkz. Mt 25, 6) uğruna evlilikten vazgeçmiş erkek ve kadınlar oldu. Mesih İsa’nın kendisi kimilerine bu yaşam tarzını benimsemeleri için çağrıda bulundu. Kendisi de evlenmedi:

Ana rahminden, doğuştan hadım olarak doğmuş olanlar bulunduğu gibi, insanlar tarafından hadım edilmiş olanlar ve kendilerini Göklerin Egemenliği uğruna hadım saymış olanlar da vardır. Bunu anlayabilen anlasın (Mt 19, 12).

1619 Göklerin Egemenliği uğruna bakire kalma vaftiz ruhunun bir yayılması, Mesih’le olan bağın önceliğinin, Mesih’in dönüşünü hararetle bekleyişin güçlü bir işaretidir, bakire kalma evliliğin fani olan bu dünyanın bir gerçeği olduğunu anımsatan bir işarettir.(Bkz. Mk 12, 25, 1 Kor 7, 31)

1620 Tanrı’nın Egemenliği uğruna bakire kalma ile Evlilik sırrı, her ikisi de Rab’bin kendisinden gelmektedir. Kendi iradesine uygun şekilde yaşamaları için onlara anlam ve gerekli lütfu veren Kendisidir.(Bkz. Mt 19, 3-12) Tanrı’nın Egemenliği uğruna bakire kalmaya itibar etme(Bkz. LG 42, PC 12, OT 1-0) ile Hıristiyan evliliğinin anlamı birbirlerinden ayrılmaz ve karşılıklı olarak birbirlerini desteklerler:

Evliliği karalamaya çalışmak bakireliğin yüceliğini aynı şekilde küçültmek demektir; evliliği övmek bakireliğe duyulan hayranlığı daha da canlandırır. ( ... ) Sonuçta, bir kötülükle kıyaslanınca bir iyilik olarak gözüken gerçekten bir iyilik değildir, ama en mükemmel iyi yadsınmamış iyiliklerden de iyi olandır.(Yuhanna Krisostomos, vırg. 10, 1, bkz. FC 16)

II. Kilise nikâh töreni

1621 Latin ritinde, iki Katolik arasında yapılan nikah töreni, tüm Kilise sırlarının Mesih’in Paskalya giziyle olan bağı nedeniyle normal olarak Kutsal Ayin sırasında yapılır.(Bkz. SC 61) Efkaristiya’da, Mesih’in kendi yaşamını feda ettiği sevgili eşi Kilise ile sonsuzluğa dek birleştiği Yeni Antlaşma’nın anısı gerçekleştirilir.(Bkz. LG 6) Eşlerin kendi yaşamlarını birbirlerine vermeye gösterdikleri onaylarını efkaristiya kurbanında güncelleşen Mesih’in Kilisesi uğruna sunduğu kurbanla birleştirerek, Mesih’te tek bir beden olabilmek için, Mesih’in aynı Kanı’ndan içerek ve aynı Bedeni’nden yiyerek, Efkaristiya’yı alarak pekiştirmeleri uygun olur.(Bkz. 1 Kor 10, 17)

1622 "Kilise nikâh töreni Kilise sırrı olarak ( ... ) kendiliğinden geçerli, saygıdeğer ve verimli olmalıdır."(FC 67) Kilise nikah töreniyle evlenecek çiftlerin törene katılmadan önce günah çıkartmaları uygun olur.

1623 Latin Kilisesi’nde genelde eşler Kilise huzurunda karşılıklı onaylarını belirterek evlilik sırrını karşılıklı olarak birbirlerine verirler. Doğu Kiliseleri’nde ise papaz ya da episkopos eşlerin karşılıklı onaylarını aldıktan sonra evlilik antlaşmasının bir işareti olarak eşlerin başlarına sıra ile taç koyarak onlara evlilik sırrını verir.

1624 Çeşitli litürjilerde Tanrı yeni çift üzerine özellikle de gelin üzerine lütfunu ve kutsamasını versin diye yapılan birçok kutsama ve epiklesis duası vardır. Evlilik sırrı duasında eşler Mesih ile Kilise arasındaki sevgi birliğinde olduğu gibi Kutsal Ruh’u alırlar.(Ef 5, 32) Kutsal Ruh birbirlerine olan sadakatlerinin yenileneceği güç, sevgilerini daima sundukları kaynak, yaptıkları antlaşmanın mührüdür.

III. Eşlerin onayı

1625 Evlilik antlaşmasının başoyuncuları vaftiz olmuş, özgürce kendi onaylarını ifade eden, özgürce evlilik antlaşmasını imzalayacak bir kadınla bir erkektir. "Özgür olmak" şu demektir:

- Herhangi bir zorlama olmaması;
- Kilisece ya da doğal yasa gereğince engellenmemiş olmak.

1626 Kilise eşler arasında ifade edilen onayı "evliliği oluşturan"(CIC, can. 1057, 1) zorunlu öğe olarak kabul eder. Onay verilmemişse evlilik geçerli değildir.

1627 Onay verme "eşler arasında karşılıklı olarak yapılan insani bir davranıştır"(GS 48, 1, bkz. CIC, can. 1057, 2). -"Seni karım olarak kabul ediyorum."  -"Seni kocam olarak kabul ediyorum."(OcM 45) Bu onaylar eşleri birbirlerine bağlar ve her ikisinin tek bir beden olmasıyla tamamlanır."(Bkz. Yar 2, 24, Mk 10, 8, Ef 5, 31)

1628 Onay dıştan gelecek korkudan ve şiddetten uzak, evlilik antlaşmasını yapacak kişilerin kendi iradeleriyle yapacakları bir eylemdir.(Bkz. CIC, can. 1103) Hiçbir insani güç bu onayın yerini alamaz.(CIC, can. 1057, 1) Bu irade eksikse evlilik geçersizdir.

1629 Bu nedenle (ya da evliliği geçersiz veya olmamış sayan başka nedenler yüzünden) Kilise, Kilise mahkemesinde durum değerlendirmesi yaptıktan sonra "evliliğin geçersiz olduğunu" yani hiç oluşmamış olduğunu açıklayabilir.(CIC, can. 1095-1107) Bu durumda, sözleşme tarafları daha önceki birlikteliklerinin doğal zorunluluklarını yerine getirmek koşuluyla evlenmekte özgürdürler.(Bkz. CIC, can. 1071)

1630 Evlilik törenine katılan papaz (ya da diyakos) Kilise adına eşlerin onayını kabul eder ve Kilise’nin kutsamasını verir. Kilise papazı ve şahitlerin evlilik töreninde hazır bulunmaları açıkça evliliğin bir Kilise gerçeği olduğunu gösterir.

1631 İşte bu nedenledir ki Kilise inanlılardan evliliğin alışagelindiği gibi yapıldığını gösterir bir kilise belgesi ister. Bunun birçok nedenleri vardır:(Bkz. Trento Kon: DS 1813-1816, CIC, can. 1108)

- evlilik sırrı litürjik bir eylemdir. Bu törenin kilisede ayinle yapılması uygun olur.
- evlilik eşler arasında ve çocuklara karşı Kilise’de yeni görevler, yeni haklar getirir;
- evlilik Kilise içinde bir yaşam biçimi olduğundan evlilik güvence altına alınmalıdır (şahitlerin zorunluluğu).
- topluluk önünde onay vererek bir kez "Evet" demek, bu sözde sadık kalmaya yardımcı olur.

1632 Eşlerin "Evet"lerinin özgürce ve sorumluca olmaları için ve evlilik antlaşmasının insani, sağlam ve sürekli Hıristiyan temellere oturtulması için evlilik hazırlığının yapılması çok önemlidir:

Ebeveynler ve aileler tarafından verilen öğütler ve gösterilen örnekler bu hazırlıkta ayrıcalıklı bir yer tutar.

"Tanrı’nın ailesi" olarak Hıristiyan topluluğuna ve papazlara özellikle de yıkılmış aileleri gözlemleyen ve evlilik kurumuna güven duymayan çağımızın çoğu gençlerine evlilik ve aile ile ilgili insani ve Hıristiyan değerlerinin aktarımında çok önemli rol düşer;(Bkz. CIC, can. 1063)

Gençleri elverişli bir biçimde ve zamanında, özellikle aile içinde, evlilikteki aşkın saygınlığı, evlilikteki görev ve sorumluluklar üzerinde eğitmek gerekir: Gençler bu şekilde iffet konusunda eğitildikten ve saygın bir nişanlılık devresi geçirdikten sonra evliliğe atılabilirler.(GS 49, 3)

 

Karışık evlilikler ve aykırı kültler

1633 Birçok ülkede karışık evliliklere (Katolik birinin Katolik olmayan vaftizli biriyle evlilği) çok sık rastlanır. Papazların ve evlenecek kişilerin bu konuda daha bir dikkatli olmaları gerekir; aykırı kültler (bir Katoliğin başka bir dinden biriyle evlenmesi) arasında yapılan evlilik durumlarında daha büyük bir ihtiyat gerektirir.

1634 Ayrı mezheplerden olmak, çiftler için, her biri kendi cemaatinin taleplerini getirip bir ortak noktada anlaşırlarsa ve birbirlerine Mesih’te nasıl sadakatle yaşadıklarını öğretirlerse hiç de öyle aşılması imkânsız bir engel oluşturmaz. Ancak karışık evliliklerin getirdiği zorluklar da göz ardı edilmemelidir. Bu zorluklar henüz tam Hıristiyan birliği sağlanamadığından ortaya çıkmaktadır. Karışık evlilik yapan çiftler Hıristiyanların bu ayrılık dramını ta ailelerinin içinde hissedebilirler. Kültlerin aykırılığı bu zorlukları daha da ağırlaştırabilir. İnanç ve evlilik kavramına ilişkin ayrılıklar, hatta farklı dini zihniyetler, evlilikte özellikle çocukların eğitimi sırasında gerilimlere neden olabilir. Bu durumda dine karşı lakayt kalma tehlikesi baş gösterebilir.

1635 Yürürlükte olan Latin Kilise Hukuku’na göre, karışık evliliğin yasal olabilmesi için yetkili episkoposun acil izni gerekmektedir.(Bkz. CIC, can. 1124) Aykırı kültlere sahip kişiler arasında yapılacak evliliğin geçerli olması için bir özel acil izin gerekmektedir.(Bkz. CIC, can. 1086) Bu izni ya da özel izni her iki taraf da ancak evliliğin temel niteliklerini ve sonuçlarını bildiklerini ve Katolik tarafının ileri sürdüğü çocukların Katolik Kilisesi’nde vaftiz edilip eğitilme koşulunu kabul ettiklerini bildirdikleri zaman alabilirler.(Bkz. CIC, can. 1125)

1636 Birçok bölgede, ökümenik diyalog sonunda, ilgili Hıristiyan cemaatleri karışık evlilik sorununu çözecek ortak bir kurul oluşturmuş durumdalar. Bu kurulun görevi çiftlerin inanç ışığı altında bu özel durumlarını, yaşamalarını kolaylaştırmaktır. Aynı zamanda eşlerin kendilerine ve cemaatlerine olan sorumlulukları arasındaki gerilimi gidermeye yardımcı olma görevi de vardır. Bu kurul eşlerin inançlarındaki ortak noktaların gelişimini yüreklendirmeli, aykırı olan noktalara da saygı gösterilmesini sağlamalıdır.

1637 Aykırı kültlerde yapılan evliliklerde Katolik tarafına özel bir görev düşer: "Çünkü iman etmemiş koca, karısı aracılığıyla, iman etmemiş kadın da imanlı kocası aracılığıyla kutsanır" (1 Kor 7, 14).

Bu "kutsallaştırma" çiftlerden Hıristiyan olmayanın özgürce Hıristiyan inancını kabul etmesini sağlarsa Kilise ve Hıristiyan eş için ne büyük mutluluk olurdu.(Bkz. 1 Kor 7, 16) Evlilikteki içten sevgi, aile erdemlerinin sabırla ve alçakgönüllülükle uygulanması, duada sebatkâr olunması çiftlerden inanmayan olanı Hıristiyanlığa hazırlayabilir.

 

IV. Evlilik sırrının etkileri

1638 "Eşler arasında yapılan geçerli evlilikten, evliliğin tek ve sürekli olma özelliğinden bir bağ doğar; bundan başka, Hıristiyan evliliğinde, eşler durumlarının saygınlığı ve görevleri için özel bir sırla kutsanmış ve güçlendirilmiş olurlar."(CIC, can. 1134)

 

Evlilik bağı

1639 Eşlerin birbirlerine verdikleri onay ve birbirlerini karşılıklı olarak kabul etmeleri, Tanrı’nın bizzat kendisi tarafından onaylanmıştır.(Bkz.  Mk 10, 9) Onların anlaşmasından "ortaya Tanrı yasasının onayladığı cemiyet içinde bir kurum çıkar"(GS 48. 1). Eşler arasındaki antlaşma insanlar ile Tanrı arasındaki antlaşmanın içine karışıp bütünleşir: "Eşler arasındaki gerçek aşk Tanrı aşkı ile bütünleşir."(GS 48, 2)

1640 Şu halde evlilik bağı Tanrı’nın kendisi tarafından kurulmuş olduğundan vaftiz olanlar arasında yapılan evlilikler hiçbir zaman bozulamaz. Eşlerin özgür iradeleri sonucu oluşan bu bağ ve yapılan bu evlilik bozulamaz bir gerçektir ve Tanrı’nın insanlara karşı sadık sevgisinin bir belirtisidir. Tanrısal bilgeliğin kurduğu bu düzene karşı gelmek Kilise’ nin harcı değildir.(Bkz.  CIC, can. 1141)

 

Evlilik sırrı lütfu

1641 Hıristiyan eşler kendi bulundukları durumda ve yaşamlarında Tanrı Halkı içinde kendilerine özgü lütufları alırlar.(LG 11) "Evlilik sırrına özgü bu lütuf eşlerin sevgilerini yetkinleştirmeye, birlikteliklerinin, bozulmazlığını güçlendirmeye yöneliktir. Bu sevgi aracılığıyla eşler birbirlerine güç vermeye, çocuk sahibi olmaya ve çocuklarının doğru şekilde eğitilmesine yardımcı olurlar."(LG 11, bkz. LG 41)

1642 Bu sevginin kaynağı Mesih’tir. "Nasıl ki eskiden Tanrı insanlara olan ebedi ve sadık sevgisinin belirtisi olarak halkıyla bir antlaşma yaptıysa, aynı şekilde, şimdi, insanların Kurtarıcısı, Kilise’nin Güveyi olarak, Hıristiyan eşleri Evlilik sırrı ile karşılamaya geliyor."(GS 48, 2) Onlarla birlikte kalıyor, onların Haçını sırtlayıp kendisi ile ilerlemeleri, düştüklerinde kalkmaları, birbirlerini karşılıklı olarak bağışlamaları, birbirlerinin sorumluluklarını taşımaları,(Bkz.  Gal 6, 2) Mesih’e duydukları saygıdan dolayı birbirlerine boyun eğmeleri (Ef 5, 21), nazik ve üretken bir doğaüstü sevgiyle birbirlerini sevmeleri konularında onlara güç veriyor. Aile yaşamlarında ve aşklarının sevincinde onlara şimdiden, Kuzu’nun düğün şölenini umma tadını veriyor:

Kilise’nin gözettiği, göksel Baba’nın onayladığı, meleklerin ilân ettiği, kutsallık veren evlilik mutluluğunu yeterli bir şekilde anlatabilecek gücü nereden bulacağım ( ... ). Tek bir umutla, tek bir arzuyla, tek bir disiplinle, aynı hizmet için bir araya gelen iki Hıristiyan ne şahane bir çift oluşturur! Aynı Baba’nın evladı, aynı Efendi’nin kulları olarak onları ne bedende ne de ruhta hiçbir şey ayıramaz; tersine onlar gerçekten tek bir bedende iki kişidir. Bedenin tek olduğu yerde, ruh da tektir.(Tertülyanus, ux. 2, 9, bkz. FC 13)

 

V. Evlilikteki sevginin gerekleri ve iyilikleri

1643 "Evlilikteki sevgi bir kişiyi oluşturan unsarların -beden ve içgüdünün arzuları, duygusallık ve duyguların gücü, akıl ve iradenin eğilimleri bütününü kapsar; bu sevgi eşleri daha derinden birleştirir, bir tek beden olmalarının ötesinde onları tek bir yürek, tek bir ruh yapar; karşılıklı kendilerini tam olarak vermenin bir sonucu olarak sadakat ve bozulmazlık gerektirir; aynı zamanda da üretkenliğe açılır. Burada söz konusu her evlilikteki doğal aşk nitelikleri olsa da, bunların yeni bir anlamı vardır. Bu anlam onları yalnız arılaştırmakla kalmayıp daha da sağlamlaştırmaktadır ve onları özel olarak Hıristiyan değerlerinin ifadesi mertebesine çıkartmaktadır."(FC 13)

 

Evliliğin tekliği ve bozulmazlığı

1644 Eşlerin aşkı, aşkın doğası gereği, tüm yaşamlarını verdikleri birlikteliklerinin bozulmazlığını ve birliğini zorunlu kılar: "Artık onlar iki değil tek bedendir"(Bkz. Yar 2, 24) (Mt 19, 6). "Eşler evliliğin zorunlu kıldığı karşılıklı kendilerinden bir şeyler verme vaadine her gün sadık kalarak birlikteliklerini durmadan pekiştirmelidirler."(FC 19) Bu insani birliktelik Evlilik sırrı ile verilen Mesih İsa’nın birlikteliği ile onaylanır, arıtılır ve tamamlanır. Birlikte alınan Efkaristiya ve ortak Hıristiyan yaşamı ile daha da derinlik kazanır.

1645 "Evlilikte açıkça ortaya çıkan kadınla erkeğin birbirlerine duydukları aşkta kadınla erkeğe aynı kişisel saygı gösterilmelidir."(GS 49, 2) Çok eşlilik tek ve özel olan evlilik aşkına ve onuruna ters düşer.(Bkz. FC 19)

 

Evlilikteki aşkta sadakat

1646 Evlilikte eşlerin aşkı, bu aşkın doğası gereği, dokunulmaz bir sadakat gerektirir. Bu, eşlerin kendilerini birbirlerine vermelerinin bir sonucudur. Aşk kesin olmak ister. "Yeni bir düzene kadar" olmak istemez. "Bu samimi birleşme, iki kişinin karşılıklı kendilerini vermeleri, çocukların iyiliği için eşlerin birbirlerine sadık kalmalarını gerektirir ve birleşmelerinin bozulmazlığını belirtir."(GS 48, 1)

1647 Bunun en derin nedenini Tanrı’nın antlaşmasına, Mesih’in Kilisesine sadık kalmasında bulabiliriz. Evlilik sırrı ile eşler bu sadakati göstermek yeterliliğini elde ederler. Evlilik sırrı ile evliliğin bozulmazlığı daha derin bir anlam kazanır.

1648 Bir insana bütün bir ömür boyu bağlanmak zor, hatta imkânsız görünebilir. Tanrı’nın bizleri kesin, değişmez bir sevgi ile sevdiğini bildiren Yeni Haber ne kadar önemliyse eşlerin bu sevgiye katkıları onu taşıyıp ve desteklemeleri, evlilikteki sadakatleri ile Tanrı’nın sadık sevgisinin tanıkları olabilmeleri de o kadar önemlidir. Çoğu zaman zor koşullar altında Tanrı’nın yardımıyla bu sınavı veren çiftler Hıristiyan cemaatinin desteğini ve minnettarlığını hak ederler.(Bkz. FC 20)

1649 Ama buna karşın değişik nedenler yüzünden birlikte yaşamak çekilmez hale gelebilir. Bu durumlarda Kilise eşlerin ayrı oturmasını kabul etmektedir. Ancak eşler Tanrı önünde hâlâ karı kocadırlar; yeni bir ilişkiye girmek için özgür değildirler. Bu zor durumda, en iyi çözüm, eğer mümkünse barışmaktır. Hıristiyan cemaati çiftlerin, bozulmaz olarak kalan evlilik bağına sadık kalarak Hıristiyanca yaşamalarına yardımcı olmakla yükümlüdür.(Bkz. FC 83, CIC, can. 1151-1155)

1650 Günümüzde, birçok ülkede resmi yasalara göre boşanıp yeniden resmi olarak evlenen birçok Katolik bulunmaktadır. Kilise, Mesih İsa’nın ["Karısını boşayıp başkasıyla evlenen, karısına karşı zina işlemiş olur; kocasını boşayıp bir başkasıyla evlenen kadın da zina etmiş olur" (Mk 10, 11-12)] sözlerine sadık kalarak yeni bir evliliği, ilki geçerli bir şekilde yapılmışsa kabul edemez. Boşanmış olanlar resmi nikahla yeniden evlenirlerse Tanrı yasasına nesnel olarak ters düşen bir durumda olurlar. Bu durum içinde kaldıkları sürece komünyon alamazlar. Aynı nedenlerle bazı kilise sorumluluklarını üstlenemezler. Tövbe ve İtiraf sırrı ancak Mesih’e olan sadakatlerinde kusur edenlerin pişmanlık duymaları ve tamamen iffetli bir yaşam sürmeleri durumunda verilebilir.

1651 Böylesi bir durumda bulunan ve inançlarını koruyan ve çocuklarını Hıristiyanca yetiştirmek isteyen Hıristiyanların kendilerini Kilise’den, Hıristiyan olarak katılabilecekleri yaşamdan dışlanmış hissetmemeleri için, onlara karşı, papazların ve Hıristiyan cemaatinin çok dikkatli davranması gerekir:

Onlar Tanrı Sözünü dinlemeye, ayindeki kurbana katılmaya, duada sebat etmeye, cemaatin hayır işlerine ve adalet yararına katkıda bulunmaya, çocuklarını Hıristiyan inancına uygun bir şekilde yetiştirmeye, her gün Tanrı’nın lütfunu yakarmak için kendilerinde tövbe ruhunu geliştirerek, tövbenin gerektirdiği eylemleri yapmaya davet edileceklerdir.(FC 84)

 

Üretkenlik yolunu açmak

1652 "Evlilik kurumu ve evlilikteki aşkın doğasında dünyaya çocuk getirme ve çocuğun eğitimi vardır, evliliğin ödülü budur"(GS 48, 1):

Çocuklar evliliğin en şahane armağanlarıdır, çocukların ailelerin mutluluğuna çok büyük katkıları olur. Tanrı’nın bizzat kendisi, "İnsanın yalnız kalması doğru değildir" (Yar 2, 18) dedi ve "ta başlangıçtan beri insanları erkek ve dişi olarak yarattı" (Mt 19, 4) ve insanın, yaratıcı eserinde özel bir yeri olsun istedi; erkekle kadını kutsayarak "üretken olun ve çoğalın" (Yar 1, 28) dedi. O andan itibaren, iyi anlaşılmış ve gerçek bir evlilik aşkı, bundan çıkan tüm aile yapısında olduğu gibi, öteki evliliklerin amaçlarını değersiz bulmadan, Yaradan’ın ve Kurtarıcı’nın sevgisiyle cesaretle işbirliği yapmak üzere eşleri uygun duruma getirmeye çalışır ve onlar sayesinde kendi öz ailesini durmadan zenginleştirmek ve büyütmek ister.(GS 50, 1)

1653 Evlilik aşkının üretkenliği ailelerin eğitimle çocuklarına iletmek istedikleri doğaüstü, tinsel ve ahlâki yaşamın meyvelerine kadar yayılır. Aileler çocuklarının ilk ve en önemli eğitimcileridir.(Bkz. GE 3) Bu bağlamda evlilik ve ailenin temel amacı yaşamın hizmetinde olmak olmalıdır.(Bkz. FC 28)

1654 Tanrı’nın kendilerine çocuk vermediği aileler ise Hıristiyanca ve insanca anlam dolu bir evlilik yaşamı sürdürebilirler. Onların evlilikleri sevgi, özveri ve kabul saçarak üretken olabilir.

 

VI. Aile Kilisesi

1655 Mesih İsa Yusuf ile Meryem’in kurmuş olduğu Kutsal Aile içinde doğmak ve büyümek istedi. Kilise Tanrı’nın yuvası’dır. Hıristiyanlığın ilk zamanlarında Kilise’nin çekirdeğini ev halkıyla birlikte Hıristiyanlığı kabul edenler oluşturdu.(Bkz. Hİ 18, 8) Hıristiyanlığı kabul ederlerken kendi ev halkları da kurtarılsın istediler.(Bkz. Hİ 16, 31 ve 11, 14) İmanı kabul eden bu aileler dinsiz bir dünyanın ortasında serpilmiş adacıklar gibiydi.

1656 Günümüzde, Hıristiyanlığa yabancı hatta düşman bir dünyada Hıristiyan aileler canlı ve ışıldayan iman yuvaları olarak çok önemli yer tutarlar. İşte bunun içindir ki, İkinci Vatikan Konsili aileye eski bir ifade olan Ecclesia domestica(LG 11, bkz. FC 21) der. Aile büyükleri aile içinde "sözleriyle, davranışlarıyla ( ... ) çocuklarına her birinin özel görevi özellikle de kutsal görevi gereği ilk Hıristiyanlık inancını veren öncülerdir"(LG 11).

1657 Aile babası, anne, çocuklar, ailenin tüm bireyleri "Kilise sırlarını alarak, dua ederek, hamd ederek etkili sevgi ve özverili kutsal yaşamlarıyla işte burada ayrıcalıklı bir biçimde vaftizden gelen genel rahipliklerini ortaya koyarlar"(LG 10). Aile böylece insanı zenginleştiren bir okul, ilk Hıristiyan okuludur.(GS 52, 1) İnsan katlanmayı ve çalışma zevkini, kardeş sevgisini, tekrar tekrar bağışlamayı, özellikle de dua ederek ve yaşamından bir şeyler feda ederek Tanrısal kült sunmayı bu okulda öğrenir.

1658 Yaşamak zorunda oldukları somut koşullar nedeniyle - çoğu zaman da bunları isteyerek- özellikle İsa’nın yüreğine yakın olanları yani Kilise’nin ve özellikle de papazların içten sevgi ve ilgisini hak eden bazı kişileri, çok sayıdaki bekâr kişiyi anımsamakta yarar vardır. Bu kişilerin çoğu yoksulluk nedeniyle ailesizdir. Bunların bazıları Tanrı’nın ve insanların gözünde örnek oluşturacak bir şekilde bekârlıklarını yaşarlar. Onlara Kilise’nin büyük ailesinin ve "aile Kiliseler"in kapıları açılmalıdır. "Bu dünyada hiç kimse ailesiz değildir: Kilise herkesin, özellikle de ağır ‘yükün altında ezilenler’in ailesi ve evidir"(FC 85) (Mt 11, 28).

ÖZET

1659 Paulus şöyle diyor: "Ey kocalar, Mesih İsa Kilise’yi nasıl sevdiyse karılarınızı öyle sevin ( ... ). Bu giz büyüktür; bunu Mesih ve Kilise ile ilgili olarak söylüyorum" (Ef 5, 25.32).

1660 Bir erkek ile bir kadının yapmış olduğu evlilik antlaşması kendi aralarında Yaradan’ın yasaları tarafından kurulan ve donatılan bir mahrem sevgi ve yaşam cemaati oluşturur. Evlilik, doğası gereği çiftlerin mutluluğu ve soyun devam etmesi ve çocukların eğitimi üzerine kurulmuştur. Hıristiyanlar arası evlilik Mesih İsa tarafından Kilise sırrı mertebesine çıkartılmıştır.(Bkz. GS 48, 1, CIC, can. 1055, 1)

1661 Evlilik sırrı Mesih İsa ile Kilisesinin birleşmesi demektir. Evlilik sırrı eşlere Mesih İsa Kilisesini nasıl sevdiyse öyle birbirlerini sevme yeteneğini verir; Evlilik sırrı böylece eşler arasındaki sevgiyi yetkinleştirir, bozulmaz birlikteliklerini pekiştirir ve onları ebedi yaşama götüren yolda kutsallaştırır.(Bkz. Trento Kon: DS 1799)

1662 Evlilik evlenmek isteyenlerin onayı üzerine, kısacası sadık ve üretken bir aşk yaşamak amacıyla eşlerin birbirlerine kendilerini isteyerek ve nihai bir biçimde vermeleri üzerine kurulur.

1663 Evlilik eşleri Kilise içinde aleni bir yaşama soktuğu için, evlilik töreni de halk içinde litürjik tören çerçevesinde papazın (ya da Kilise’nin seçtiği uzman bir tanık), tanıkların ve inanlıların önünde yapılmalıdır.

1664 Birlik, bozulmazlık ve üretkenlik evliliğin başlıca amaçlarıdır. Çokeşlilik evliliğin birliği ile bağdaşmaz; boşanma ise Tanrı’nın birleştirdiğini ayırır; çocuk yapmama ise evlilik yaşamının en şahane armağanından yani çocuktan yoksun kalmaktır.(GS 50, 1)

1665 Boşanmış kişilerin, eşleri hayatta iken yeniden evlenmeleri Mesih İsa tarafından öğretilen Tanrı yasasına ters düşer. Bu kişiler Kilise’den ayrılmamışlardır, ancak komünyon alamazlar. Özellikle çocuklarını Hıristiyanlık inancında yetiştirerek kendi Hıristiyan yaşamlarını sürdüreceklerdir.

1666 Hıristiyan ailesi çocuğun Hıristiyanlığı ilk öğrendiği yerdir. İşte bunun içindir ki, ailenin bulunduğu eve haklı olarak "aile Kilisesi" denir, Hıristiyanlık sevgisinin ve erdemlerin öğretildiği dua ve lütuf cemaatidir burası.