Kutsal ayinde Paskalya gizi

İKİNCİ BÖLÜM

Kutsal ayinde Paskalya gizi

1135 Litürjinin dinsel yanını anlayabilmek için önce Kilise sırlarıyla ilgili temel düzeninin (ekonomisinin) ne olduğunu kavramak gerekir (birinci bölüm). Bu bilgiler ışığında Hıristiyan dinsel töreninin yeniliği ortaya çıkmaktadır. Bu bölümde, Kilise sırlarının dinsel törenini ele alıp inceleyeceğiz. Çeşitli litürjik gelenekler arasından yedi sırrın dinsel töreninde ortak olan noktalar göz önünde bulundurulacaktır; her birine özgü noktalar ise daha ilerde sergilenecektir. Kilise sırlarının dinsel töreni konusunda verilen temel din bilgileri, Hıristiyanların bu konuda ilk akla gelen sorularına cevap vermiş olacaktır:

-Ayini kim yönetir?
-Ayin nasıl yönetilir?
-Ayini ne zaman yapmalı?
-Ayini nerede yapmalı?


1. KONU

Kilise litürjisini kutlama (Ayin yapma)

I. Ayini kim yönetir?

1136 Litürji "tamamen Mesih’in eylemidir" (Christus totus). Göksel litürjiyi kutlayanlar, bunu dünya işaretlerinin ötesinde kutlamaktadırlar. Orada litürji tam birlik, beraberlik ve Bayram halinde kutlanmaktadır.

Göksel litürjiyi kimler kutluyor?

1137 Kilise litürjisinde okunan Yuhanna’nın Apokalypsis’i önce "gökte bir taht ve tahtın üzerinde oturan biri"ni (Ap 4, 2): "Rab Tanrı"yı (Bkz. Hez 1, 26-28) (İş 6, 1) açınlıyor. Sonra "boğazlanmış ayakta duran Kuzu"yu(Bkz. Yu 1, 29) (Ap 5, 6): Gerçek kutak yerinin(Bkz. İbr 4, 14-15, 10, 19-21, vb) biricik başrahibini, çarmığa gerilmiş ve dirilmiş, sunan ile sunulan,(Yuhanna Krisostomos, liturjisi, anaphora) veren ile verilen aynı kişiyi. Sonra Kutsal Ruh’un(Bkz. Yu 4, 10-14, Ap 21, 6) en güzel simgelerinden biri olan "Tanrı’nın ve Kuzu’nun tahtından akan yaşam suyu ırmağı" (Ap 22, 1).

1138 Göksel güçler,(Bkz. Ap 4-5, İş 6, 2-3) tüm evren (dört Yaratık), Yeni ve Eski Antlaşma’nın hizmetkârları (yirmi dört İhtiyar), Tanrı’nın yeni halkı (yüz kırk dört bin kişi(Bkz. Ap 7, 1-8,14, 1)), özellikle "Tanrı Sözü uğruna boğazlanmış" (Ap 6, 9-11) dinşehitleri ve Tanrı’nın Annesi (Kadın(Bkz. Ap 12)) Kuzu’nun Zevcesi,(Bkz. Ap 21, 9) ve her ulustan, her oymaktan, her halktan ve her dilden konuşan, kimsenin sayamayacağı kadar büyük bir kalabalık (Ap 7, 9), Mesih’te "özetlenerek", Tanrı’nın yüceltilmesine ve tasarısının gerçekleşmesine çalışmaktadır.


1139 Esenlik gizini Kilise sırlarında kutladığımızda Ruh ve Kilise bizim işte bu ebedi litürjiye katılmamızı sağlarlar.


Kutsal ayini yapanlar

1140 Ayini tüm topluluk (cemaat) yani Liderine bağlı Mesih’in Bedeni yapar. "Litürjik eylemler özel davranışlar değil ama ‘birlik sırrı’ denilen Kilise merasimleridir, kısacası episkoposların otoritesi altında organize olmuş ve bir araya gelmiş kutsal halkın merasimidir. Onun içindir ki bu kutlamalar tamamen Kilise’nin Bedenine bağlıdır, bunlar Kilise’yi ortaya çıkarır ve onu kendininmiş gibi gösterir; ama çeşitli seviyelere, görevlere ve gerçek katılımlara göre çeşitli biçimlerde her bireyine ulaşır."(SC 26) Onun içindir ki "ayinler, hepsinin kendine özgü yapısına göre, Hıristiyanların katılımlarının sıklığına göre ortak bir merasim içerirler, şunun da altını çizelim bu dinsel tören kişisel ve özel kutlamaları aşmalıdır"(SC 27).


1141 Ayine katılan topluluk, "Kutsal Ruh’un sayesinde yenilenen ve meshedilen ruhsal kurbanlar sunabilmek amacıyla kutsal papaz ve ruhsal bir ev olmak üzere adanan"(LG 10) vaftiz olmuş kişilerden oluşan bir cemaattir. Bu "genel rahiplik" bütün üyelerinin katıldığı, tek Rahip olan Mesih’in rahipliğidir.(Bkz. LG 10, 34, PO 2)

Ana Kilise bütün Hıristiyanların, litürjinin doğası gereği ayine tamamen, bilinçli ve faal biçimde katılmalarını ister; ayrıca bu, "seçilmiş bir soy, Kral’ın rahipleri, kutsal bir ulus, Tanrı’nın kurtarılmış halkı"(Bkz. 1 Pet 2 , 4-5) (1 Pet 2, 9) olan vaftiz olmuş Hıristiyanların bir hakkı ve görevidir de(SC 14).

1142 Ne var ki "bütün üyelerin hepsinin görevi aynı değildir" (Rom 12, 4). Bazı üyeler Tanrı tarafından Kilise’de ve Kilise aracılığıyla cemaatin özel bir hizmeti için çağrılmışlardır. Bu kişiler Ruhbanlık sırrını alırlar, Kutsal Ruh onları Kilise’nin bütün üyelerine hizmet götürmeleri için Baş-Mesih’in kişiliğinde davranmaya uygun hale getirir.(Bkz. PO 2 ve 15) Papazlık aşamasını almış kişi Kâhin Mesih’in bir "ikona"sı gibidir. Madem ki Kilise sırrı tamamen Efkaristiya’da ortaya çıkmaktadır, öyleyse Efkaristiya ayininin yönetimi önce episkoposun daha sonra onunla birlikte papazların ve diyakosların başkanlığında gerçekleşir.

1143 Hıristiyanlara ortak papazlık hizmetleri gereğince, Ruhbanlık sırrı ile verilmemiş olan daha başka özel görevler de vardır; bu görevler litürjik geleneklere ve cemaatin ihtiyaçlarına göre episkoposlar tarafından saptanır. "Hatta ayinde yardımcı olanlar, okuyucular, yorumcular ve koroda görev yapanların hepsi litürjik hizmet vermiş olurlar."(SC 29)

1144 Şu halde Ayinde tüm topluluk, herkeste etkin olan "Ruh birliğinde" herkes, kendi görevine göre leitourgos [litürji kutlama] durumundadır. "Ayinlerde yöneten ya da inanlı olmak üzere, herkes görevini yerine getirerek, litürjik normlara ve eşyanın tabiatına göre sadece kendi üzerine düşeni tam olarak yapacaktır."(SC 28)

II. Ayin nasıl yönetilmeli?

İşaretler ve simgeler

1145 Hıristiyan ayini işaret ve simgelerle örülmüştür. Tanrı’nın esenlik pedagojisine göre, bu işaretlerin anlamları yaratılış eserinde ve insan kültüründe yerleşmiş, Eski Antlaşma’daki olaylarla kesinleşmiş ve Mesih’in kişiliğinde ve eserinde tam olarak açınlanmıştır.

1146 İnsan dünyasının işaretleri. İnsan yaşamında işaret ve simgeler çok önemli bir yer tutar. İnsan hem maddi hem de ruhsal bir varlıktır, ruhsal gerçekleri maddi işaret ve simgelerle ifade eder ve kavrar. Toplumsal bir varlık olarak başkalarıyla iletişim kurması için işaret ve simgelere, dillere, hareketlere, eylemlere ihtiyacı vardır. Tanrı’yla ilişkisinde de aynı şey söz konusudur.

1147 Tanrı insanla gözle görülür evreniyle konuşur. Maddi uzay, insan onda Yaradanın izlerini okusun diye insan aklına sunulmuştur.(Bkz. Bil 13, 1,Rom 1, 19, Rom 1, 19-20, Hİ 14, 17) Işık ve gece, yel ve ateş, su ve toprak, ağaç ve meyveleri hepsi Tanrı’dan söz eder, aynı zamanda onun büyüklüğünü ve yakınlığını simgeler.

1148 Yaratıklar olarak, bu gözle görülür gerçekler, insanları kutsallaştıran Tanrı eyleminin ve Tanrı’ya tapınan insanların ifade alanı olabilir. Aynı şey insanların toplumsal yaşamındaki simge ve işaretlerde de söz konusudur: Yıkamak ve meshetmek, ekmeği bölmek ve aynı kâseden içmek Tanrı’nın kutsayıcı mevcudiyetini ve insanın Yaradanı karşısındaki minnettarlığını ifade edebilir.

1149 Dünyadaki büyük dinler dinsel ritlerin bu simgesel ve kozmik anlamına çoğu zaman etkileyici bir biçimde tanıklık ederler. Kilise litürjisi yaratılış öğelerini ve insan kültürünü, Mesih İsa’daki yeni yaratılışın, nurun onur işaretleri olarak kabullenir, içinde toplar ve onları kutsallaştırır.

1150 Antlaşma işaretleri. Seçilmiş halk Tanrı’dan kendi litürjik yaşamını belirten ayırt edici işaretler ve simgeler alır: Bunlar yalnızca kozmik çevrim törenleri ve toplumsal davranışlar değil, ama birleşme işaretleri, Tanrı’nın halkı için yaptığı yüksek işlerin simgeleridir. Eski Antlaşma’daki bu litürjik işaretlerin arasında sünneti, kralların ve rahiplerin kutsanmasını ve meshedilmesini, el koymaları, kurbanları, özellikle de Paskalya’yı sayabiliriz. Kilise bu işaretlerde Yeni Antlaşma’nın Kilise sırlarının bir önbelirtisini görmektedir.

1151 Mesih’in üzerine aldığı işaretler. İsa konuşmasında çoğu zaman Tanrı Krallığının(Bkz. Lk 8, 10) gizemlerini anlatabilmek için yaratılıştaki işaretlerden yararlanmıştır. Şifa vermelerini gerçekleştirirken ya da konuşmalarının altını çizerken maddi işaretler ya da simgesel davranışlarda(Bkz. Yu 9, 6, Mk 7, 33-35, 8, 22-25) bulunmuştur. Eski Antlaşma’daki özellikle Çıkış ve Paskalya’daki(Bkz. Lk 9, 31, 22, 7-20) olay ve belirtilere, yeni bir anlam kazandırmıştır, çünkü Kendisi bütün bu belirtilerin anlamıdır.

1152 Kilise sırrına ait işaretler. Kutsal Ruh Pentekost’tan beri kutsallaştırma çalışmasını, Kilisesinin sırlarına ait işaretler aracılığıyla yapmaktadır. Kilise’nin sırları, toplumsal yaşamın ve kozmosun tüm simge ve işaretlerinin zenginliklerini yok etmek bir yana onları arındırarak bütünleştirir. Bundan başka, bu işaretler Eski Antlaşma’daki tipleri ve simaları tamamlar, onlara anlam katar ve Mesih aracılığıyla yapılmış olan esenliği gerçekleştirir, aynı zamanda cennet mutluluğunu önceden sezdirir.


Sözler ve eylemler

1153 Bir Hıristiyan ayini Tanrı çocuklarıyla Babalarının, Mesih ve Kutsal Ruh’ta karşılaşmalarıdır, ve bu karşılaşma söz ve davranışlarla bir diyalog çerçevesinde ifade edilir. Kuşkusuz, sembolik eylemlerin kendileri zaten bir anlatımdır, ancak Egemenlik tohumlarının verimli toprakta ürün vermesi için Tanrı Sözü ve iman yanıtının bu eylemlere eşlik etmesi ve onları canlandırması gerekir. Litürjik eylemler Tanrı Sözü’nün ifade ettiği şey anlamına gelmektedir: Hem Tanrı’nın karşılık beklemeyen girişimi, hem de halkının iman yanıtı.

1154 Söz’ün litürjisi ayini bütünleyen bölümdür. İnanlıların imanını beslemek amacıyla, Tanrı Sözü’nün işaretleri değerlendirilmelidir: Tanrı Sözü’nü içeren Kitap (Kilise duaları kitabı), saygı gösterilmesi (tören, buhurdanlık, ışık), bildirileceği yer (ambon), işitilebilir ve anlaşılır şekilde okunması, bildiriye ilave edilen ayini yönetenin vaazı, cemaatin yanıtları (haykırışlar, mezmurlar, ilahiler, iman ikrarı).

1155 Litürjik söz ve eylemler, işaretler ve öğreti olarak birbirinden ayrılamaz oldukları gibi ifade ettikleri şeyi gerçekleştirmek bakımından da ayrılamazlar. Kutsal Ruh imanı uyandırarak yalnız Tanrı Sözü’nün kavranılmasını vermez; aynı zamanda Kilise sırları aracılığıyla da Tanrı Sözü’yle bildirilen Tanrı’nın "harikalarını" gerçekleştirir: Sevgili Oğul tarafından gerçekleştirilen Baba’nın eserini iletir ve onu mevcut kılar.


Şarkı ve müzik

1156 "Evrensel Kilise’nin müzikal geleneği, özellikle sözlere bağlı kutsal şarkı törensel litürjinin ayrılmaz ya da gerekli parçası olduğundan öteki sanatlardan üstün, eşsiz değerde bir hazine yaratmıştır."(SC 112) Esinlenmiş Mezmurların bestesi, çoğu zaman müzik aletleri eşliğinde şarkı halinde söylenmesi Eski Antlaşma’daki litürjik ayinlerle sıkı sıkıya bağlıdır. Kilise bu geleneği geliştirip devam ettirmektedir: "Kendi aranızda mezmurlar, ilahiler ve ruhsal ezgiler söyleyerek tüm yüreğinizle Rab’be nağmeler yükseltin, terennüm edin"(Bkz. Kol 3, 16-17) (Ef 5, 19). "Şarkı söyleyen iki kez dua etmiş olur."(Bkz. Augustinus, psal 72, 1)

1157 Şarkı ve müzik işaret olarak işlevlerini üç temel kritere göre "litürjik eylemle sıkı bir birlik içinde"(SC 112) olduğu oranda anlamlı bir biçimde yerine getirmiş olur: Duanın ifade güzelliği, önceden belirlenen zamanlarda cemaatin topluca katılımı ve ayinin törensel niteliği. Şarkı ve müzik bu şekilde litürjik eylem ve sözlerin ereğine katılır: Tanrı’nın Yüceliği ve inanlıların kutlulaşması:(Bkz. SC 112)

"Kilisenizde terennüm edilen o hoş sesleri, ilahilerinizi, ezgilerinizi dinlerken kaç kez ağladım! Bundan nasıl da duygulandım! Kulağıma akarken gerçeği de arıtarak yüreğime döküyorlardı. İçimde büyük bir kendini vakfetme duygusu kabarıyor, gözyaşlarım yanaklarımdan süzülüyordu, ama bu bana iyi geliyordu."(Augustinus, itiraf. 9, 6, 14)

1158 İşaretlerin (şarkı, müzik, söz ve davranışlar) ahengi ayini yapan Tanrı Halkı’na özgü kültürel zenginlikler içinde ifade edildikçe daha verimli ve anlamlı olur.(Bkz. SC 119) Bunun içindir ki "kutsal ve dini uygulamalarda ve litürjik eylemlerinde" "inanlıların sesi kendisini duyursun"(SC 118) diye "dini halk şarkısı Kilise normlarına uygun olarak akıllıca desteklenecektir. Ama, kutsal şarkı için ayrılan metinler Katolik doktrinine uygun olacak hatta tercihen Kutsal Yazılardan ve litürjik kaynaklardan alınmış olacaktır"(SC 121).


Dinsel resimler

1159 Dinsel resim, litürjik İkona, özellikle Mesih’i gösterir. İkona kavranılamaz ve görünmeyen Tanrı’yı gösteremez; Tanrı Oğlunun Cisimleşmesi yeni bir resim "düzenini" [Ekonomi] ortaya çıkardı:

Eskiden Tanrı’nın herhangi bir şekli ve bedeni bulunmadığından, kesinlikle bir resimle tasvir edilemezdi. Ama şimdi O beden alarak görünür olduğundan ve insanlar arasında yaşadığından Tanrı’da gördüğümü resim haline getirebilirim. ( ... ) Örtüsüz yüzü ile Rab’bin yüceliğini seyredebiliriz.(A. Şamlı Yuhanna, imag 1, 16)

1160 Hıristiyan ikonabilimi, Kutsal Yazı’nın sözle ilettiği incil mesajını resimle iletir. Resim ve söz karşılıklı olarak birbirini aydınlatır:

Kısaca inancımızı belirtmek için, Kilise’nin yazılı ya da yazılı olmayan değişmeden günümüze kadar aktarılmış bütün geleneklerini muhafaza ediyoruz. Bunlardan biri de İncil’deki anlatımla uyum içinde olan dini resimlerdir, Tanrı Sözü’nün sözde değil de gerçekten insan olduğuna inanarak kendimize büyük kazanç sağlayabiliriz. Çünkü karşılıklı olarak birbirini aydınlatan şeyler açık bir şekilde aynı anlama sahiptir.(II İznik Konsili, 787’de, COD 111)

1161 Litürjik törenlerdeki işaretlerin hepsi Mesih’e ilişkindir: Tanrı’nın Annesi’nin ve azizlerin dini resimleri de onlara ilişkindir. Onlarda yüceltilen Mesih’i belirtmektedirler. Onlar dünyanın esenliğine katılmaya devam eden, özellikle de ayinde kendilerine bağlandığımız "tanıklar bulutunu" göstermektedir (İbr 12, 1). Onların ikonaları arasından, "Tanrı suretinde" yaratılan, en sonunda "Tanrı’nın benzerliğine"(Bkz. Rom 8, 29,1 Yu 3, 2) dönüşen insan inancı bize açınlanır, hatta melekler bile Mesih’ te bir araya gelirler.

Katolik Kilisesi geleneğine ve Kilise Babalarından olağanüstü bir biçimde esinlenmiş doktrinine göre, bu geleneğin Kilise’de oturan Kutsal Ruh’un geleneği olduğunu biliyoruz, ister renkli boyalarla boyanmış, ya da mozaiklerle yapılmış olsun, ister kiliselerdeki kaplar ve kutsal giysiler üzerinde bulunsun, duvarlarda ve tablolarda, evlerde ve yollarda bulunan kurtarıcımız Mesih İsa’yı ve Meryem Ana’yı, kutsal Theotokos’u, melekleri ve aziz kişileri resmeden bütün resimlere, değerli ve hayat veren Haç’a nasıl saygı gösteriliyorsa o şekilde saygı gösterilecek.(II. İznik Konsili: DS 600)

1162 "Resimlerdeki güzellik ve renkler dua etmem için beni uyarıyor. Kır manzarası karşısında yüreğim nasıl uyarılıyorsa aynı şekilde bunlar önünde gözlerim bayram ediyor ve bunun için Tanrı’ya şükrediyorum."(A. Şamli Yuhanna, ikon. 1, 27) Litürjik ilahilerin ezgileri eşliğinde Tanrı Sözü’nü derinliğine düşünerek Kutsal ikonaları seyretmek ayin işaretlerinin ahengine girer. Bu, kutlanan ayinin inanlıların yüreklerinin belleğinde iz bırakması, daha sonra da yeni yaşamlarında ifade edilmesi içindir.


III. Ne zaman ayin yapılmalı?

Litürjik zaman

1163 "Kutsal Kilise Anamız, yıl boyunca, belirli günlerde, Tanrısal Eşi’nin kurtarıcı eserini anma töreniyle kutlamayı bir görev olarak görmektedir. Her hafta, ‘Rab’bin Günü’ olarak saydığı günde, Rab’bin Dirilişini törenle anmaktadır, aynı zamanda yılda bir kez de onun mübarek acılarını Paskalya büyük törenleriyle kutlamaktadır. Kilise İsa’nın bütün gizlerini bütün bir yıla devreler halinde yaymıştır ( ... ). Kilise İsa’ nın insanlığı kurtarış gizlerini kutlayarak, Onun erdem zenginliklerini ve sevaplarını inanlılara açmaktadır; öyle ki, bu gizler bütün zaman boyunca bir çeşit mevcut kılınmış olmakta, inanlılar onlarla temasa sokulmakta ve esenlik lütfu ile dolmaktadırlar."(SC 102)

1164 Tanrı halkının, Musa’nın kutsal yasasından beri, Kurtarıcı Tanrı’nın şaşılacak eylemlerinin anısına, bunlardan dolayı Ona şükranlarını sunmak için, bunun anısını sürdürmek ve yeni kuşaklara davranışlarını buna uydurmalarını öğretmek amacıyla, Paskalya’dan itibaren belirli tarihlerde kutladığı bayramları vardı. İlk ve son olarak gerçekleşmiş ve Tanrı’nın Egemenliğinde tamamlanacak olan İsa’nın Paskalyası arasında yer alan Kilise zamanında, belirli tarihlerde kutlanan litürji tamamen Mesih’in gizinin yeniliğinin izini taşımaktadır.

1165 Kilise Mesih’in gizini kutlarken duası sırasında daima işitilen, İsa’nın Kilise’ye öğrettiği(Bkz. Mt 6, 11) duaya ve Kutsal Ruh’un çağrısına(Bkz. İbr 3, 7,4, 11, Mzm 95, 7) bir yankı olan "Bugün!" sözcüğüdür. İnsanın içerisine girmeye davet edildiği Diri Tanrı’nın bu "bugünü" tarihten geçen ve tarihi taşıyan İsa’nın Paskalyası’nın "Dua Saati"dir:

Yaşam bütün varlıklara yayılmış ve hepsi ışığa gark edilmiştir; doğuların Doğusu evreni kaplar, yıldızlardan ve sabah yıldızından önce Var Olan büyük Mesih her varlığın üzerine güneş gibi parlar. Bunun içindir ki, Ona inanan bizler için uzun, ebedi, hiçbir zaman sönmeyecek olan ışıktan gün doğmaktadır: Mistik Paskalya.(A. Hippolytos, sak, 1-2)


Rab’bin Günü

1166 "Kilise, İsa’nın diriliş gününe kadar uzanan bir havari geleneği gereğince Paskalya gizini, haklı bir şekilde Rab’bin Günü, ya da pazar denilen günde, her sekizinci günde kutlar."(SC 106) İsa’nın diriliş günü aynı zamanda haftanın da ilk günüdür, yaratılışın birinci günü ve İsa’nın büyük Şabat günü dinlenmesinden sonra "Rab’bin yaptığı", "gecesi olmayan günü" "sekizinci günü" kurar.(Bizans litürjisi) "Rab’bin sofrası" bu günün merkezini oluşturur, çünkü bütün inanlılar burada kendilerini sofrasına davet eden dirilmiş Rab’le karşılaşırlar:(Bkz. Yu 21, 12, Lk 24, 30)

Rab’bin günü, Diriliş günü, Hıristiyanların günü, bizim günümüzdür. İşte bunun içindir ki bu güne Rab’bin günü denir. Çünkü o günde İsa zafer kazanarak Babası’nın yanına çıktı. Putperestler bu güne güneş günü diyorlarsa biz de aynı şeyi seve seve diyebiliriz: Çünkü bugün dünyanın ışığı yükseldi, bugün ışınlarının esenlik getirdiği hak güneşi göründü.(A. Jérome, pask)

1167 Pazar litürji toplantıları için en elverişli gündür. "İnanlılar bu günde bir araya gelerek Tanrı Sözü’nü dinler, Efkaristiya’ya katılırlar, Rab İsa’nın acılarını, Diriliş’ini ve Yücelik’ini anarlar ve Mesih İsa’yı ölüler arasından dirilterek inanlılara yeni bir umut veren Tanrı’ya şükranlarını sunarlar"(6 SC 106):

Dirildiğin pazar günü gerçekleşen harikaları düşündükçe ey İsa, şöyle diyoruz: Pazar günü kutlu olsun, çünkü yaratılış ( ... ) dünyanın esenliği ( ... ) insan türünün yenilenmesi ( ... ) onda gerçekleşti. Yer ve gök onda sevindiler ve evren ışıkla doldu. Pazar günü kutlu olsun, çünkü, Adem’le mahkûm olanlar korkmadan içeri girsinler diye cennetin kapıları onda açıldı.(Fankit, Antakya Süryani ayini, Cilt. 6 yaz bölümü, s. 193b)


Litürjik yıl

1168 Üç Paskalya Dua Günü’nden itibaren, ışık kaynağı olarak, dirilişin yeni takvimi bütün litürjik yılı aydınlığıyla kaplar. Yıl, üç Paskalya gününden önce ve sonra adım adım Litürji aracılığıyla nurlandırılmıştır. Yıl gerçekten "Rab’bin lütuf yılıdır"(Bkz. Lk 4, 19). Esenlik düzeni (ekonomisi) zaman içinde işbaşındadır. Esenlik düzeninin İsa’nın Paskalyası’nda gerçekleşmesinden ve Kutsal Ruh’un akmasından beri, tarihin sonu "gelecek mutluluğun örneği" olarak öne alındı, Tanrı’nın Egemenliği de zamanımıza girmiş oldu.

1169 Onun için Paskalya öteki bayramlar gibi basit bir bayram değildir. Paskalya "bayramların bayramıdır", törenlerin törenidir. Efkaristiya da Kilise sırlarının sırrıdır (en büyük sır). A. Atanasius Paskalya’ya "Büyük Pazar"(Ef. bay. 329) diyor, Kutsal Hafta da Doğu’da "Büyük Hafta" olarak bilinir. İsa’nın ölümü yendiği Diriliş gizi güçlü enerjisiyle, her şey İsa’ya tabi kılınana dek eski zamanımıza girmiş oldu.

1170 İznik Konsili’nde (325) bütün Kiliseler Hıristiyan Paskalyası’ nın ilkbahardaki gün-tün eşitliğinden sonraki dolunayı izleyen pazar günü kutlanmasına hep birlikte karar aldılar. Batı’daki (1582’ de Papa XIII. Gregorius tarafından bulunduğu için Gregoryen olarak adlandırılan) takvim reformundan sonra Doğudaki takvimle birkaç gün fark meydana geldi. Batı ve Doğu Kiliseleri, günümüzde, İsa’nın diriliş gününü yine aynı günde kutlamak için çalışmalar yapmaktadır.

1171 Litürjik yıl biricik Paskalya gizinin çeşitli görünümlerinin yayılmasıdır. Bu özellikle esenliğimizin başlangıcını kutlayan ve bize Paskalya gizi ilk ürünlerini ileten Tanrı’nın insan olma gizinin (Cebrail’in Müjdesi, Noel, 6 Ocak Yortusu) etrafındaki bayram dönemleri için geçerlidir.


Litürjik yılda Meryem Ana ve azizlerin günleri

1172 "Mesih’in gizlerini yıllık dönemlerde kutlayan Kutsal Kilise, esenlik işinde çözülemez bir bağla Oğluna bağlı olan Tanrı’nın Annesi, Meryem Ana’ya özel bir sevgiyle büyük bir saygı göstermektedir. Kilise Meryem Ana’da, tamamen aynısı olmayı arzulayıp umut ettiği, sevinçle seyrettiği arı bir resim karşısındaymış gibi insanlığın kurtarılışının en şahane meyvesine tapmakta ve onu yüceltmektedir."(SC 103)

1173 Kilise yıllık dönemde dinşehitlerinin ve azizlerin anısını kutladığında, Mesih’le birlikte acı çeken ve Onunla birlikte yüceltilen kadın ve erkeklerde "Paskalya gizini ilan etmekte" ve bu "kadın ve erkeklerin örnekleri sayesinde Mesih aracılığıyla Baba’ya doğru çekilsinler ve onların sevaplarıyla Kilise Tanrı’nın ihsanını elde etsin diye inanlılara onları örnek almalarını önermektedir"(SC 104, bkz. SC 108 ve 111).


Dua saatleri litürjisi

1174 Özellikle pazar günü toplantılarında Efkaristiya’da kutladığımız Mesih’in gizi, doğumu ve dirilişi Dua Saatleri "Tanrısal Ayin"(Bkz. SC IV) kutlamasıyla her günkü zamana girerek onu yenilemektedir. Bu kutlama havarilerin "durmadan dua edin" (1 Sel 5, 17;Ef 6, 18) önerilerine sadık kalınarak, "gece ve gündüz Tanrı’ya övgüler düzülecek bir biçimde düzenlenmiş durumdadır"(SC 84). Bu kutlama Kilise’nin kamusal duasıdır,(SC 98) bu duada inanlılar (papazlar, din adamları ve laikler) vaftizlilerin soylu papazlık görevini yerine getirirler. Kilise tarafından "kabul edilmiş biçimiyle" kutlanan Dua Saatleri Litürjisi "gerçekten de güveye hitap eden gelinin sesidir; hatta bu Mesih’in kendi Bedeni ile Baba’ya yaptığı duadır"(SC 84).


1175 Dua Saatleri Litürjisi Tanrı Halkı’nın duası olmak zorundadır. Mesih’in kendisi, onda "Kilisesi aracılığıyla papazlık görevini yerine getirmeye devam etmektedir"(SC 83); herkes Kilise’deki yerine ve yaşam koşullarına göre buna katılmaktadır: Papazlar Tanrı Sözüne hizmet ve dua etme konusunda daima hazır olmak zorunda olduklarından papazlık görevleriyle;(Bkz. SC 86, 96, PO 5) rahip ve rahibeler yaşamlarını Tanrı’ ya adayarak;(SC 98) bütün inanlılar da kendi imkânları dahilinde. "Papazlar önemli Dua Saatleri’nin, özellikle Akşam Dua Saatleri’nin, pazar günleri ve büyük bayram günlerinin kilisede ortak olarak kutlanmasına dikkat edeceklerdir. Laiklere de gerek papazlarla birlikte olduklarında gerek yalnız kendi aralarında toplandıklarında Tanrısal ayin dualarını okumaları tavsiye edilir."(SC 100)

1176 Dua Saatleri Litürjisi’ni kutlamak sadece dua eden sesle yüreği uyum içine sokmak değil, aynı zamanda "litürji ve Kutsal Kitap, özellikle de Mezmurlar hakkında daha çok bilgi sahibi olmak demektir"(SC 90).

1177 Dua Saatleri’ndeki ezgiler ve ilahiler Mezmurları günün, litürjik zamanın ya da kutlanan bayramın anlamının sembolizmini ifade ederek Kilise zamanına sokar. Üstelik her Dua Saati’nde Tanrı Sözü’nün okunması (onu izleyen yanıtlarla), ve bazı Dua Saatleri’nde Kilise Babaları ve tinsel yazarlardan yazılar okumak, insanı Mezmurları daha iyice anlamaya ve sessiz duaya daha iyi hazırlar, kutlanan gizin anlamını daha derince açınlar. Dua oluşturacak biçimde Tanrı Sözü’nün okunduğu ve üzerinde derinliğine düşünüldüğü okumalar, bu şekilde litürjik kutlamalara yerleştirilir.

1178 Efkaristiya töreninin bir devamı niteliğindeki Dua Saatleri Litürjisi Tanrı Halkı’nın çeşitli dindarlıklarını dışlamaz, tersine, bütünleyici bir biçimde özellikle de Kutsal Efkaristiya kültünü ve tapınışını doğurur.


IV. Nerede ayin yapılmalı?

1179 Yeni Antlaşma’daki "ruhta ve gerçekte" (Yu 4, 24) tapınma kültü özel bir yerle sınırlı değildir. Yeryüzünün her yeri kutsaldır ve insanların çocuklarına emanet edilmiştir. Öncelikle inanlılar aynı yerde toplandıklarında "ruhsal bir konutun yapımı için toplanan diri taşlardır" (1 Pet 2, 4-5). Dirilmiş İsa’nın Bedeni diri suyun fışkırdığı ruhsal tapınaktır. Kutsal Ruh aracılığıyla Mesih’e katılan "bizler diri Tanrı’ nın tapınağıyız" (2 Kol 6, 16).

1180 Dinsel özgürlükleri kısıtlanmadığında(Bkz. DH. 4) Hıristiyanlar Tanrısal kült için binalar inşa ettiler. Bu gözle görülür kiliseler basit toplanma yerleri değildir, bu kiliseler, bu yerde diri Kilise’yi gösterdikleri gibi, aynı zamanda, barışmış ve Mesih’le birleşmiş insanlarla Tanrı’nın konutudur.

1181 "Efkaristiya’nın kutlandığı ve muhafaza edildiği, inanlıların toplandığı, kurban masasında bizim için kurban edilen Kurtarıcımız Tanrı’nın Oğlunun hazır bulunduğu dua evi, Hıristiyanların tesellisi ve desteği için saygı gören bu ev güzel tutulmalı ve Efkaristiya ayinlerine ve duaya uygun hale getirilmelidir."(PO 5, bkz. SC 122-127) Bu "Tanrı’nın evi"nde, bu evi oluşturan işaretlerin uyumu ve gerçeği, orada hazır bulunan ve bu yerde çalışan Mesih’i açığa vurmalıdır:(Bkz. SC 7)

1182 Yeni Antlaşma’nın sunağı Paskalya gizi Kilise sırlarının çıktığı İsa’nın Haçı’dır.(Bkz. İbr 13, 10) Kilise’nin merkezindeki sunak üzerinde, ekmek ve şarap işaretleri altında Haç kurbanı yeniden yaşanmaktadır. Sunak Tanrı Halkı’nın davet edildiği Rab’bin sofrasıdır.(Bkz. IGMR 259) Bazı Doğu litürjilerinde sunak aynı zamanda Mezar’ın sembolüdür (İsa gerçekten öldü ve gerçekten dirildi).

1183 Kutsal dolap kiliselerde "en değerli yere ve büyük bir saygıyla yerleştirilmelidir"(MF). Efkaristiya dolabının güvenliği, durumu ve yüceliği sunaktaki kutsal Efkaristiya’da gerçekten hazır bulunan Rab’be tapınmayı uygun kılacak şekilde olmalıdır.(SC 128)

Kutsal krem’in (myron) sürülmesi Kutsal Ruh armağan mührünün Kilise sırrına ait işaretidir. Geleneklere bağlı olarak bu krem mihrabın güvenli bir yerinde muhafaza edilir ve ona saygı gösterilir. Buna katekümenler ve hastalar için kullanılan yağı da katabiliriz.

1184 Episkoposun ya da papazın koltuğu "ayini yönetenin işlevini ifade etmelidir"(IGMR 271).

Ambon: "Tanrı Sözü’nün saygınlığı, kilisede bu Sözün bildirilmesini kolaylaştıracak aynı zamanda Sözün söylendiği sırada inanlıların dikkatini oraya çekecek bir yeri gerektirmektedir."(IGMR 272)

1185 Tanrı Halkı’nın bir araya gelmesi Vaftizle başlar; kilisede vaftiz edecek (vaftiz yapılan yer), Vaftiz vaatlerinin anısını kolaylaştıracak (kutsal su) bir yerin olması gerekmektedir.

Vaftiz yaşamının yenilenmesi için tövbe gerekmektedir. Kilisede pişmanlık duyan kişilerin kabul edileceği ve bağışlanacağı bir yer bulunmalıdır.

Kilise aynı zamanda büyük Efkaristiya duasını içselleştiren ve sürekli kılan insanı sessiz dua ile içe dönüklüğe davet eden bir yer olmalıdır.

1186 Son olarak, kilisenin eskatolojik bir anlamı vardır. Tanrı evine girmek için önce bir eşikten geçmek gerekir, bu eşik günahla yaralanan bir dünyadan bütün insanların davet edildikleri yeni Yaşam dünyasına geçişi sembolize eder. Gözle görülür kilise de Baba’nın "gözlerden her türlü gözyaşını sileceği" (Ap 21, 4) Tanrı Halkı’nın baba evini sembolize eder. Bunun içindir ki kilise Tanrı’nın tüm çocuklarının evidir, herkesi kabul etmek için kapısı ardına kadar açıktır.

 

ÖZET

1187 Litürji Baş ve Beden olarak bütünüyle Mesih’in eseridir. Bizim Baş Papazımız litürjiyi, Tanrı’nın kutsal Annesi, havariler, tüm azizler ve Tanrı Egemenliğine girmiş kalabalık insan topluluğuyla birlikte cennette daima kutlamaktadır.

1188 Bir litürji ayininde, herkes görevine göre olmak üzere bütün Cemaat "litürj"dür. Vaftiz olarak elde edilen papazlık özelliği Mesih’in bütün Bedeni için geçerlidir. Ancak bazı inanlılar Mesih’i Bedenin Başı olarak temsil etmek için Papazlık sırrını alarak papaz olurlar.

1189 Litürjik tören yaratılışa (ışık, su, ateş), insan yaşantısına (yıkamak, meshetmek, ekmek bölmek), ve esenlik tarihine (Paskalya ritleri) başvuran işaret ve simgeleri içerir. İnanç dünyasına girmiş ve Kutsal Ruh tarafından yükseltilmiş bu kozmik öğeler, bu insani ritler, bu Tanrı’yı anımsama davranışları Mesih’in kutsallaştırıcı ve kurtarıcı eyleminin taşıyıcıları olmaktadır.

1190 Tanrı Sözü litürjisi dinsel törenin vazgeçilmez bir parçasıdır. Törenin anlamı bildirilen Tanrı Sözü ile ona yanıt veren inanç taahhüdü ile ifade edilir.

1191 Şarkı ve müzik litürji eylemiyle sıkı bir işbirliği içindedir. Onları iyi şekilde kullanmanın kriterleri ise şunlardır: Duanın güzel ifadesi, cemaatin topluca katılımı ve törenin kutsal niteliği.

1192 Kiliselerimizde ve evlerimizde bulunan dinsel resimler Mesih’in gizine olan inancımızı uyandırmak ve onu beslemek içindir. İsa’yı gösteren İkona ve esenlik eserleri aracılığıyla aslında bizler İsa’ya tapıyoruz. Tanrı’nın Annesi’ni, azizleri ve melekleri gösteren ikonalar aracılığıyla da onlarda gösterilen kişilere saygı gösteriyoruz.

1193 Rab’bin Günü olan pazar günü Efkaristiya töreninin yapıldığı önemli gündür, çünkü pazar günü İsa’nın dirildiği gündür. Pazar günü, cemaatin bir araya gelmesi için en uygun Hıristiyan aile günüdür. Pazar günü sevinç ve dinlenme günüdür. "Pazar günü litürjik yılın çekirdeği ve temelidir."(SC 106)

1194 Kilise "Mesih gizini yıllık döneme İsa’nın Doğumu’ndan İsa’nın Göğe Çıkışı’na kadar, Kutsal Ruh’un İndiği güne kadar ve Rab’bin yeniden Geleceğini umutla bekleyişe kadar yaymaktadır"(SC 102).

1195 Öncelikle Tanrı’nın Annesi olmak üzere, sonra havarileri, dinşehitlerini, azizleri litürjik yılda belirtilen günlerde anarak yeryüzü Kilisesi cennetteki Kilise’yle birlik olduğunu göstermektedir; yüceltilmiş üyelerinde esenliği gerçekleştirmiş olduğu için Mesih’i yüceleştirir; onların örnek davranışları Kilise’yi, Baba’ ya doğru yolunda uyarır.

1196 Dua Saatleri’ne katılan inanlılar Baba’yı yücelten ve Kutsal Ruh’un armağanının dünyaya gelmesini sağlayan evrensel ve sürekli duaya katılmak amacıyla Mezmurları söyleyerek, Tanrı Sözü’nü, ilahileri ve kutsamaları derinliğine düşünerek bizim yüce Papazımız Mesih’le birleşmiş olurlar.

1197 Mesih Tanrı’nın gerçek Tapınağıdır, "yüceliğinin bulunduğu yerdir"; Tanrı lütfu ile, Hıristiyanların kendileri de Kutsal Ruh’un tapınaklarıdır, inşa edilen Kilise’nin diri taşlarıdır.

1198 Yeryüzündeki koşullarına göre Kilise cemaatin bir arada toplanabilmesi için bir yerlere gereksinim duyar: Gözle görülür kiliselerimiz, kutsal yerler, kutsal kentin resimleri, hacı olarak yollara koyulduğumuz göksel Kudüs.

1199 Kilise Üçlü-Birlik’in yüceltilmesi için yapılan kamu kültü kutlamalarını işte bu kiliselerde yapmaktadır. Tanrı Sözü buralarda duyulur, övgüler ilahilerle buralarda söylenir, dua buralarda yükselir, cemaatin ortasında kutsallaştırıcı sır olarak hazır bulunan Mesih’in Kurbanı buralarda sunulur. Bu kiliseler aynı zamanda kişisel içe dönme ve dua etme yeridir de.