Tanrı’nın Oğlu Mesih İsa’ya inanıyorum



İKİNCİ BÖLÜM

 Tanrı’nın biricik Oğlu Mesih İsa’ya inanıyorum

İyi Haber: Tanrı Oğlunu gönderdi

422 "Ama zaman dolunca Tanrı, Kutsal Yasa altında olanları özgürlüğe kavuşturmak için, bir kadından doğan, Kutsal Yasa altında doğan öz Oğlunu, Tanrı’nın evlatları olma hakkını elde etmemiz için gönderdi" (Gal 4, 4-5). İşte "Tanrı’nın Oğlu Mesih İsa ile ilgili İyi Haber" (Bkz. Lk 1, 68) (Mk 1, 1): Tanrı, halkını ziyaret etti. Tanrı İbrahim’e ve onun soyundan gelenlere verdiği sözü tuttu. (Bkz. Lk 1, 55) Bunu her türlü beklentinin ötesinde gerçekleştirdi: Tanrı "sevgili öz Oğlunu gönderdi" (Mk 1, 11).

423 Kral Büyük Herodes ve İmparator Sezar, I. Augustus zamanında İsrailli Yahudi bir genç kızdan Betlehem’de doğan, marangozluk yapan, İmparator Tiberius zamanında Vali Pontius Pilatus idaresindeki Kudüs’te çarmıha gerilerek ölen, "Tanrı’dan gelen" (Yu 13, 3), "gökten inen" (Yu 3, 13; 6, 33) "beden alıp gelen" (1 Yu 4, 2) Tanrı’nın insan olan ebedi Oğlu Nasıralı İsa’ya inanıyor ve bunun doğru olduğunu beyan ediyoruz. Çünkü "Kelâm insan olup aramızda yaşadı. Biz de Onun yüceliğini, Baba’dan gelen, lütuf ve gerçekle dolu olan biricik Oğul’un yüceliğini gördük ( ... ). Hepimiz Onun sınırsız bütünlüğünden lütuf üzerine lütuf aldık" (Yu 1, 14. 16).

424 Kutsal Ruh tarafından harekete geçirilen ve Baba tarafından çekilen bizler, İsa’nın "Mesih, Canlı Tanrı’nın Oğlu" (Mt 16, 16) olduğuna inanıyor ve bunun doğru olduğunu beyan ediyoruz. Petrus tarafından dile getirilen bu inanç kayası üzerine Mesih Kilisesini inşa etti. (Bkz. Mt 16, 18; A. Büyük Leo, serm. 4, 3, 51, 1; 62, 2, 83, 3)

"Mesih’in akıl almaz zenginliğini bildirmek" (Ef 3, 8)

425 Hıristiyan inancının aktarılması Mesih İsa’ya olan inanca götürmek için her şeyden önce Onun bildirilmesidir. Başlangıçtan beri, ilk öğrenciler Mesih’i bildirmek için yanıp tutuşuyorlardı: "Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz" (Hİ 4, 20). İlk öğrenciler bütün zamanların insanlarını Mesih’le olan duygu ve düşünce birliği sevincine katılmaya davet ederler:

Yaşam Sözü’yle ilgili olarak başlangıçtan beri var olanı, işittiğimizi, gözlerimizle gördüğümüzü, seyredip ellerimizle dokunduğumuzu ilan ediyoruz. Yaşam açıkça göründü, onu gördük ve ona tanıklık ederiz. Baba’yla birlikte olup bize görünmüş olan sonsuz Yaşam’ı size ilan ediyoruz. Evet, sizin de bizlerle beraberliğiniz olsun diye gördüğümüzü ve işittiğimizi size ilan ediyoruz. Bizim beraberliğimiz de Baba’yla ve Onun Oğlu Mesih İsa’yladır. Bunları size, sevincimiz tam olsun diye yazıyoruz (1 Yu 1, 1-4).


Din eğitiminin merkezinde: Mesih

426 Din eğitiminin merkezinde özellikle bizler için acı çeken ve ölen, şimdi de dirilmiş olarak sonsuza dek bizlerle birlikte yaşayacak olan ( ... ) bir Kişiyi, Baba’nın biricik Oğlu ( ... ), Nasıralı İsa’yı buluyoruz. Din eğitimi vermek ( ... ) Mesih’in kişiliğinde Tanrı’nın tüm ebedi tasarısını açığa çıkarmak demektir. Din eğitimi vermek Mesih’in kendisi tarafından gerçekleştirilmiş davranış ve sözlerin anlamını kavramaya çalışmak demektir. (CT 5) "Din eğitiminin amacı Mesih İsa ile duygu ve düşünce birliğine girmektir. Yalnızca O bizleri Kutsal Ruh’ta Baba’nın sevgisine götürebilir ve bizim Kutsal Üçlü-Birlik yaşamına katılmamızı sağlayabilir." (Age)

427 Din eğitiminde "cisimlenmiş Kelâm ve Tanrı’nın Oğlu öğretilmektedir; bütün öteki şeylerde Ona göndermede bulunulur; yalnızca Mesih öğretir, bütün ötekiler Mesih’e kendi ağızlarından izin verdikleri kadar Onun sözcüleri olurlar ( ... ). Dini eğitim veren her kişi İsa’nın şu gizemli sözlerini kendisine uygulayabilmelidir: ‘Doktrinim benim değil, beni gönderenindir’ " (Age., 6) (Yu 7, 16).

428 "Mesih’i öğretmekle" görevlendirilen kişi önce "çok büyük kazanç olan Mesih bilgisini edinmelidir"; Mesih’i kazanmak ve Onda kendini bulmak için her şeyi kaybetmeyi göze almalıdır ( ... ) ve Onu, "ölümünde Ona benzeyerek Onu tanımak, dirilişinin gücünü ve acılarına ortak olmanın ne demek olduğunu bilmek ve böylece ne yapıp edip ölümden dirilişe erişmek amacıyla" (Fil 3, 8-11) tanımalıdır.

429 İşte Mesih İsa’yı böylesine tutkulu tanımanın sonucunda, insanda Onu bildirmek, anlatmak, başkalarını Mesih İsa’ ya inandırmak isteği doğar. Aynı zamanda bu inancı daha iyi bilmek ihtiyacı da hisseder insan. Bu amaçla İnanç İlkeleri’ndeki sıra izlenerek, önce İsa’nın başlıca ünvanları ele alınacaktır: Mesih, Tanrı’nın Oğlu, Rab (2. konu). Daha sonra İnanç İlkeleri’nde Mesih İsa’nın yaşamındaki başlıca gizler ele alınacaktır: İsa’nın doğumu (3. konu), İsa’nın Paskalyası (4. ve 5. konular), en son olarak da İsa’nın yüceltilmesi (6. ve 7. konular).

 

 

2. KONU

"Biricik Oğlu, Rabbimiz Mesih İsa’da"

I. İsa

430 İsa İbranice "Tanrı kurtarır" demektir. Cebrail Melek Meryem Ana’ya oğlu olacağının müjdesini verirken oğluna onun kimliğini ve misyonunu belirten İsa adını vermesini söyler. (Bkz. Lk 1, 31) Madem ki "günahları yalnızca Tanrı bağışlayabilir" (Mk 2, 7), Tanrı, insan olan ebedi Oğlunda halkını günahlarından kurtaracaktır.

431 Tanrı insanın esenlik tarihinde İsrail’i Mısır’dan çıkararak "esaret evinden" kurtarmakla yetinmiyor (Tes 5, 6). Onu günahından da kurtarıyor. Çünkü günah daima Tanrı’ya yapılan bir hakarettir, (Bkz. Mzm 51, 6) bu hakareti de yalnızca Tanrı bağışlayabilir. (Bkz. Mzm. 51, 12) Bundan dolayı Günahın evrenselliğinin bilincine yavaş yavaş varan İsrail, esenliği Kurtarıcı Tanrı’ya yakarmakta bulacaktır. (Bkz. Mzm 79, 9)

432 İsa adı, Tanrı adının, insanların kesin olarak günahtan kurtulması için insan olan Oğul’un kişiliğinde (Hİ 5, 41; 3 Yu 7) hazır bulunduğunu gösterir. "İsa" adı esenlik (Bkz. Yu 3, 5, Hİ 2, 21) getiren tek addır, bundan böyle herkes bu ada yakarabilir, çünkü insan olarak (Bkz. Rom 10, 6-13) her insanla öylesine birleşmiştir ki, "bu gök kubbenin altında insanlara bağışlanmış, bizi kurtarabilecek başka bir ad yoktur" (Bkz. Hİ 9, 14; Yak 2, 7) (Hİ 4, 12).

433 Kurtarıcı Tanrı’nın adı başrahip tarafından İsrail’in günahlarının bağışlanması için bir kez anılır ve Kutsallar Kutsalı’nın bulunduğu yere kurban kanı serpilirdi. (Bkz. Lev 16, 15-16; Sir 50, 20; İbr 9, 7) Bu yer Tanrı’nın hazır bulunduğu yerdi. (Bkz. Çık 25, 22; Lev 16, 2, Sayı 7, 89; İbr 9, 5) Havari Paulus İsa hakkında "Tanrı, İsa’yı kanına iman edenlerin günahlarının bağışlanması için kurban olarak sundu" (Rom 3, 25) derken İsa’nın insanlığında, "Tanrı’nın kendisi dünyayı Mesih’te kendisiyle barıştırdı" (2 Kor 5, 19) demek istedi.

434 İsa’nın Dirilişi Kurtarıcı Tanrı adını yüceltir, (Bkz. Yu 12, 28) çünkü bundan böyle İsa adı "her adın üstündeki ad"ın (Fil 2, 9-10) yüce gücünü tam anlamıyla yansıtmaktadır. Kötü ruhlar Onun adından korkarlar, (Bkz. Hİ 16, 16-18; 19, 13-16) İsa’nın havarileri Onun adına mucizeler gerçekleştirirler, (Bkz. Mk 16, 17) çünkü Onun adına Baba’dan istedikleri her şeyi, O onlara verir (Yu 15, 16).

435 İsa adı Hıristiyan duasının temelini oluşturur. Tüm litürjik dualar "Rabbimiz Mesih İsa ile" sözleriyle son bulur. Selam Sana Meryem duası doruk noktasına "rahminin meyvesi İsa kutsaldır" sözleriyle varır. Doğudaki kalp duası ya da İsa duası şöyle der: "Mesih İsa, Tanrı’nın Oğlu, günahkâr olan bana acı." Birçok Hıristiyan Jeanne d’Arc gibi dudaklarında tek "İsa" sözcüğüyle ölmüşlerdir.

 

II. Mesih

436 Mesih sözcüğü İbranice meshedilen anlamına gelen Messiah’tan gelir. İsa Tanrısal misyonu tam olarak gerçekleştirdiğinden Mesih tam İsa’ya uygun bir sözcüktür. İsrail’de Tanrı’dan gelen bir misyon uğruna Ona adanan kişiler Tanrı adına meshedilirlerdi. Kralların (Bkz. 1 Sam 9, 16,10; 1- 16,1, 12-13, 1 Kr 1, 39) (1Kr 1, 39), rahiplerin, (Bkz. Çık 29, 7, Lev 8, 12) ve bazı ender durumlarda peygamberlerin (Bkz. 1 Kr 19, 16) durumları böyleydi. Tanrı’nın, Egemenliğini nihai olarak kurmak için göndereceği Mesih’in durumu da bu en üstün derecede olmalı. (Bkz. Mzm 2, 2, Hİ 4, 26-27) Mesih, Rab’bin Ruhu tarafından (Bkz. İş 11, 2) hem kral hem rahip (Bkz. Zek 4, 14, 6, 13) hem de peygamber (Bkz. İş 61, 1, Lk 4, 16-21) olarak meshedilmelidir. İsa İsrail’in Mesih’e ilişkin umudunu rahip, peygamber ve kral gibi üç ayrı görevinde gerçekleştirdi.

437 Melek, çobanlara İsa’nın doğumunu İsrail’e vaat edilen Mesih olarak müjdeledi: "Bugün Davut’un kentinde Rab Mesih olan bir Kurtarıcı doğdu" (Lk 2, 11). Başlangıçtan beri "Baba’nın kutsayıp dünyaya gönderdiği" (Yu 10, 36), Meryem Ana’nın bakire rahminde "kutsal" (Lk 1, 35) olarak oluşan Kişidir. İsa’nın Davut’un mesihçi soyundan gelen Yusuf’un eşinden doğması ve Ona Mesih denmesi için Yusuf’a Tanrı tarafından, "Kutsal Ruh tarafından gebe bırakılan Meryem’i kendine eş olarak almaktan çekinmemesi iletilmiştir" (Bkz. Rom 1; 32Tim 2, 8, Ap 22, 16) (Mt 1, 16).

438 İsa’nın Mesih olarak kutsanması Onun Tanrısal misyonunu gösterir. "Öte yandan bu adın kendisi de bunu belirtiyor, çünkü Mesih adında örtülü olarak mesheden Kişi, meshedilmiş Kişi ve meshetmenin kendisi vardır: Mesheden Baba’dır, meshedilen Kişi Oğul’dur, Oğul meshetmenin kendisi olan Kutsal Ruh’la meshedilir." (A. Ireneus, haer. 3. 3, 18, 3) İsa’nın ebedi mesih olarak kutsanması, dünyadaki yaşamında "İsrail’de Mesih olarak bilinmesi için" (Yu 1, 31) Yahya tarafından vaftiz edilmesi sırasında "Tanrı İsa’yı Kutsal Ruh ve kudretiyle meshettiği zaman" (Hİ 10, 38) açınlandı. Yaptıkları ve sözleri onun "Tanrı’nın kutsalı" olarak tanınmasını sağlayacaktır (Mk 1, 24; Yu 6, 69; Hİ 3, 14).

439 Yahudilerin çoğu hatta onların umutlarını paylaşan bazı putperestler İsa’da Tanrı’nın İsrail’e göndermeye söz verdiği Davut’un soyundan gelecek mesihin temel özelliklerini gördüler. (Bkz. Mt 2; 2, 9; 27, 12; 23, 15; 22, 20; 30, 21; 9. 15) İsa hak ettiği Mesih ünvanını ihtiyatla kabul etti, (Bkz. Yu 4, 25-26, 11, 27) çünkü bir kısım çağdaşlarınca Mesih kavramı çok insani, (Bkz. Mt 22, 41-46) özellikle de politik bir kavram olarak kabul ediliyordu. (Bkz. Yu 6, 15, Lk 24, 21)

440 İsa kendisini Mesih olarak gören Petrus’un inancını kabul etti ve ona İnsanoğlu’nun çekeceklerini önceden haber verdi. (Bkz. Mt 16, 16-23) İsa kendi mesih egemenliğinin gerçek içeriğini gerek "gökten inmiş olan" (Bkz. Yu 6, 62. Dan 7, 13) (Yu 3, 13) İnsanoğlu’nun aşkın kimliğinde gerek acı çeken Kul olarak kurtarıcı misyonunda açığa çıkardı: "İnsanoğlu kendisine hizmet etsinler diye değil, ama hizmet etmeye ve yaşamını birçokları uğruna fidye olarak vermeye geldi" (Bkz. İş 53, 10-12) (Mt 20, 28). Onun içindir ki, egemenliğinin gerçek anlamı ancak Haçın üst kısmında ortaya çıktı. (Bkz. Yu 19, 19-22, Lk 23, 39-43) Onun Mesih egemenliği ancak Dirilişinden sonra Tanrı halkının önünde Petrus tarafından ilan edilecektir: "Tüm İsrail halkı şunu kesinlikle bilsin: Tanrı, sizin çarmıha gerdiğiniz bu İsa’ yı hem Rab hem Mesih yapmıştır" (Hİ 2, 36).

III. Tanrı’nın biricik Oğlu

441 Eski Ahit’te "Tanrı’nın Oğlu" meleklere, (Bkz. Tes (LXX) 32, 8, Ey 1, 6) Seçilmiş halka, (Bkz. Çık 4, 22, Hoş 11, 1, Yer 3, 19, Sir 36, 11, Bil 18, 13) İsrail oğullarına (Bkz. Tes 14, 1, Hoş 2, 1) ve onların krallarına (Bkz. 2 Sam 7, 14, Mzm 82, 6) verilen bir ünvandır. Tanrı ile yaratığı arasında özel bir yakınlık kurulmasına neden olan bir evlat olma durumunu ifade eder. Vadedilen Kral-Mesih’e "Tanrı’nın Oğlu" (Bkz. 1 Tar 17, 13, Mzm 2, 7) dendiğinde, bu metinlerin gerçek anlamına göre ille de daha insani olmasını gerektirmez. İsa’yı bu şekilde İsrail’in Mesihi (Bkz. Mt 27, 54) olarak belirtenler belki de daha fazlasını demek istememişlerdir. (Bkz. Lk 23, 47)

442 İsa’nın "canlı Tanrı’nın Oğlu, Mesih" (Mt 16, 16) olduğunu söyleyen Petrus için yeni bir şey değildir, zira İsa ona şöyle karşılık veriyor: "Bu sırrı sana açan et ve kan (insan) değil, göklerdeki Babam’dır" (Mt 16, 17). Buna paralel olarak Paulus Şam yolunda Hiristiyanlığı kabul edişi konusunda şöyle diyecektir: "Beni daha anamın rahmindeyken seçip lütfuyla çağıran Tanrı, uluslara müjdelemem için Oğlunu bana göstermeye razı oldu ... " (Gal 1, 15-16). "İsa’nın Tanrı’nın Oğlu olduğunu Havralarda hemen duyurmaya başladı" (Hİ 9, 20). Bu Hıristiyanlığın (Bkz. Mt 16, 18) daha başlangıcında (Bkz. 1 Sel 1, 10) önce Petrus tarafından ilan edilen havarilerin inancının (Bkz. Yu 20, 31) temelini oluşturur.

443 Eğer Petrus Mesih İsa’nın Tanrısal oğulluğunun aşkın niteliğini tanıyabildiyse, bu İsa’nın bunu açıkça tanıtmasından olmuştur. Yüksek Kurul’un önünde kendisini suçlayanların, "Yani, sen 0Tanrı’nın Oğlu musun?" sorusuna İsa, "Söylediğiniz gibi, ben Oyum" (Bkz. Mt 26, 64, Mk 14, 61) (Lk 22, 70) diye karşılık verdi. Çok daha önceden kendisini, Baba’yı (Bkz. Mt 11, 27, 21, 37-38) tanıyan ve Tanrı’nın daha önce halkına gönderdiği "hizmetkârlar"dan farklı olan, (Bkz. Mt 21, 34-36) meleklerden de üstün olan (Bkz. Mt 24, 36) Oğul olarak gösterdi. Kendi oğulluğunu öğrencilerin oğulluklarından hiçbir zaman "Babamız" (Bkz. Mt 5, 48,6, 8, 7, 21, Lk 11, 13) demeyerek açıkça ayırmıştır: "Şu şekilde dua edin: Babamız" (Mt 6, 9); bu farkın altını çizmiştir: "Benim Babam ve sizin Babanız" (Yu 20, 17).

444 İnciller İsa’nın yaşamının iki önemli anında, Vaftizi ve Görünümünün Değişmesi olaylarında Baba’nın onu "sevgili Oğlum" (Bkz. Mt 3, 17, 17, 5) olarak belirten sesinin duyulduğunu aktarırlar. İsa kendisini "Tanrı’nın biricik Oğlu" (Yu 3, 16) olarak nitelendirerek bu adla ezeldeki varlığını doğrular. ( Bkz. Yu 10, 36) İsa "Tanrı’nın biricik Oğlu adına" inanılmasını ister (Yu 3, 18). Bu Hıristiyanlık inancı, İsa daha Çarmıhta iken yüzbaşının haykırışında ortaya çıkar: "Bu adam gerçekten Tanrı’nın Oğluydu" (Mk 15, 39). İnanlı "Tanrı’nın Oğlu" ünvanına en yüksek önemi ancak Paskalya gizinde verebilir.

445 İsa’nın Tanrı’nın Oğlu olma niteliği dirilişinden sonra yüceltilmiş insanlığında ortaya çıkar: "Kutsallık Ruhu sayesinde ölüler arasından dirilerek kudretle Tanrı’nın Oğlu ilan edildi" (Bkz. Hİ 13, 33) (Rom 1, 4). Havariler, "Biz Onun yüceliğini, Baba’dan gelen, nur ve gerçekle dolu olan biricik Oğlunun yüceliğini gördük" (Yu 1, 14) diyebilirler.

IV. Rab

446 Eski Ahit’te yer alan kitapların Yunanca çevirisinde Tanrı’nın Musa’ya açınladığı (Bkz. Çık 3, 14) sözle ifade olunamaz adı YAHVE, Kyrios ("Rab") olarak çevrilmiştir. Rab sözcüğü o zamandan beri İsrail Tanrısının Tanrılığını ifade etmek için kullanılmaya başlandı. Yeni Ahit bu güçlü "Rab" adını hem Baba hem de Tanrı’nın kendisi olarak kabul edilen İsa için kullanıyor, (Bkz. 1 Kor 2, 8) bu bir yeniliktir.

447 İsa’nın kendisi de 110. Mezmurunun (Bkz. Mt 22, 41-46, bkz. Hİ 2, 34-36, İbr 1, 13) anlamı üzerine Ferisilerle tartıştığı sırada örtülü bir biçimde, ama havarilerine hitap ettiğinde (Bkz. Yu 13, 13) açık bir biçimde bu adı kendine mal eder. İsa’nın hayata atıldığı yaşamı boyunca doğa üzerindeki, hastalıklar üzerindeki, şeytanlar üzerindeki, ölüm ve günah üzerindeki kutsal egemenliği davranışları, Onun Tanrısal üstünlüğünü ispat eder.

448 Çoğu zaman, İncillerde insanlar Ona "Rab" diye hitap ederler. Bu şekilde hitap etmelerinin nedeni hitap ettikleri kişiye duydukları saygı ve güvenden ve Ondan yardım ve şifa beklemelerindendir. (Bkz. Mt 8, 2, 14, 30, 15, 22) Kutsal Ruh’un etkisi altında İsa’nın Tanrısal gizine minnet duyarlar. (Bkz. Lk 1, 43, 2, 11) Dirilmiş İsa’yla karşılaştıklarında bu ifade tapınma ifadesine dönüşür: "Rabbim ve Tanrım!" (Yu 20, 28). Bu ifade Hıristiyan geleneğine özgü bir ifade olarak kalacak sevgi ve şefkat görünümünü de alır: "Bu Rab’dir!" (Yu 21, 7).

449 İsa’ya Tanrısal Rab adını veren Kilise’nin ilk inanç ilkelerinde, başlangıçtan beri (Bkz. Hİ 2, 34-36) Tanrı Baba’ya ait olan güç, şeref ve yücelik aynı zamanda İsa’ya da aittir, (Bkz. Rom 9, 5, Tit 2, 13, Ap 5, 13) çünkü İsa "Tanrı özüne" sahiptir (Fil 2, 6) ve Baba İsa’nın bu üstünlüğünü Onu Ölüler arasından dirilterek ve Onu yüceliğine yükselterek gösterdi. (Bkz. Rom 10, 9,1 Kor  12, 3, Fil 2, 9-11)

450 Hıristiyanlık tarihinin başlangıcından beri, İsa’nın dünya ve tarih üzerindeki (Bkz. Ap 11, 15) beyliğinin ileri sürülmesi insanın kendi kişisel özgürlüğünü, yeryüzündeki hiçbir iktidara kesin bir biçimde tabi kılınmaması gerektiği, ancak yalnızca Tanrı Baba’ya ve Rab Mesih İsa’ya tabi kılınması gerektiği anlamına gelmektedir: Sezar "Rab" (Bkz. Mk 12, 17, Hİ 5, 29) değildir. Kilise tüm insanlık tarihinin anahtarı, merkezi ve akıbetinin kendi Rab’bi ve Efendisinde (GS 10, 2, bkz. 45, 2) olduğuna inanır.

451 Hıristiyan duası "Rab" adıyla ifade edilir; ister duaya davette "Rab sizinle olsun" ya da duanın bitiminde "Rabbimiz Mesih İsa ile" ya da umut ve güvenle dolu haykırışla ifade edilsin: "Maran atha" ("Rab geliyor!") ya da "Marana tha" ("Ya Rab gel!") (1 Kor 16, 22); "Amin, gel, Ya Rab İsa!" (Ap 22, 20).

ÖZET

452 İsa adının anlamı "Tanrı kurtarır" demektir. Bakire Meryem’den doğan bebeğe "İsa" adını verdiler, "çünkü halkını günahlarından kurtaracak Odur" (Mt 1, 21): "Bu göğün altında insanlara bağışlanmış, bizi kurtarabilecek başka hiçbir ad yoktur" (Hİ 4, 12).

453 Mesih adı "meshedilmiş" demektir. İsa Mesih’tir, çünkü "Tanrı Onu kudretiyle ve Kutsal Ruh’la meshetti" (Hİ 10, 38). O beklenen kişidir (Lk 7, 19). İsrail’in umududur (Hİ 28, 20).

454 Tanrı’nın Oğlu adı, Mesih İsa’nın Babası Tanrı’ya olan biricik ve ebedi ilişkisi demektir: O Baba’nın (Bkz. Yu 1, 14, 18, 3; 16, 18) ve Tanrı’nın Kendisinin (Bkz. Yu 1, 1) biricik Oğludur. Hıristiyan olabilmek için Mesih İsa’ nın Tanrı’nın Oğlu olduğuna inanmak şarttır. (Bkz. Hİ 8, 37, 1 Yu 2, 23)

455 "Rab" adı Tanrı’nın yüceliğini belirtir. İsa’ya Rab olarak yakarmak ya da İsa’nın Rab olduğuna inanmak, Onun Tanrılığına inanmak demektir. "Kutsal Ruh’la birlikte olmayan hiç kimse ‘İsa Rab’dir diyemez" (1 Kor 12, 3).