Menu
E-mail E-mail
.

KURTULUÅž KAVRAMI




KURTULUÅž KAVRAMI

 

  1. Genelde kurtuluş kavramı

Sözel anlamıyla kurtuluş her türdeki hoş olmayan durumlardan uzağa kaçma ve özgür olma çabasıdır. Örneğin, sınavdan kurtulma, ateşten kurtulma, hastalıktan kurtulma, borçlardan kurtulma, kazalardan kurtulma gibi.

Herhangi bir olumsuz durumda kişi kurtulma çabasının bilinci içinde olduğu gibi, tinsel yani ruhani durumda da kişi, Tanrı önünde günahlı ve reddedilmiş olduğunu kişisel olarak bilmeli ve Tanrı’nın kurtarıcı eline sarılmalıdır.

 

  1. Kutsal Kitap’ta açıklanan kurtuluş kavramı

Kurtuluş, Kutsal Kitabın ana konusudur. Kutsal Kitap yaprakları boyunca Hıristiyan kişi, günaha düşmüş atalarının çok kötü durumunu ve şeytanla kurtarıcı Mesih’in savaşına tanık olur. Genelde Hıristiyanlık inancı, günahlardan kurtulup Tanrı’nın tinsel çocuğu olabilme inancıdır. Zaten Hıristiyanlık kavramına adını vermiş olan İsa’nın İbranice’deki karşılığı YOŞUA olup, YAHVE KURTARIR anlamındadır.

Kutsal Kitap yaprakları boyunca kutsal ve kurtarıcı olan TANRI biz insanları türlü durum ve yöntemlerle kurtarmıştır. KURTULMA durumunu içeren ana konuları şöyle özetleyebiliriz:

a)  RAB Tanrı günaha düşen atalarımızı, onların yerine bir hayvan öldürerek ve hayvanın derisini onlara giydirerek kurtardı. (Lütfen okuyun: Yar 3, bütün bölüm, özellikle 3,21). Buradaki öldürülen hayvan, çaÄŸların sonunda açıklanacak olan Tanrı kuzusu İSA MESİH’İ simgelemekte olup, O’nun bizler için kan dökmesiyle ne ÅŸekilde günahlarımızın örtüldüğünü anımsatmaktadır. "Aldığım bilgiyi size öncelikle ilettim: Kutsal Yazılar uyarınca Mesih günahlarımıza karşılık öldü, gömüldü ve Kutsal Yazılara uyarınca üçüncü gün ölümden dirildi" (1 Kor 15,3-4). Tanrı’nın seçilmiÅŸ olan topluluÄŸu İsrail halkı, kanla kurtarıldı. (Lütfen okuyun: Çık 12) Burada İsrail gerçek Tanrı’nın seçilmiÅŸlerini, Mısır ise günahı simgeler. Tanrı’nın topluluÄŸu günahın içinden çıkmalıydı ama bu çıkışı hiç de kolay olmadı. Her bir ailenin bireylerinin kurtulması için suçsuz olan bir kurban kuzusunun kanı akmalıydı. Tanrı burada günahlılar yerine günahsız bir canı kurban ederek halkını kurtardı ve esenliÄŸe çıkardı. Yeni AntlaÅŸma yani İncil çağında da Mesih kendisi bizlerin günahını kaldırmak için kiÅŸisel olarak kurban oldu ve yerimize kanını akıttı. "Yeni bir hamur olabilmek için eski mayadan arınıp temizlenin. Zaten mayasınız. Çünkü Fısıh kuzumuz Mesih kurban edildi" (1 Kor 5,7).

b)              Tanrı’nı seçilmiÅŸ olan halkı İsrail topluluÄŸu aynı zamanda suyla kurtarıldı. Kanla kurtarılıp Mısır’dan dışarı çıkan İsrailliler daha sonra Firavun ve ordusunun kovalanışı ile karşı karşıya kaldılar ve Kızıldeniz’e vardılar. Ancak Rab Tanrı her ÅŸeyi önceden planlamış ve kulu Musa’ya bildirmekten geri kalmadı. RAB Tanrı kurtarıcılığını sürdürüyordu. Bu konuyla ilgili olarak Çık 14 ve 15,1-21 okuyun. "Musa, Korkmayın! dedi, yerinizde durup bekleyin, RAB bugün sizi nasıl kurtaracak görün" (14,13). RAB Tanrı’nın gücüyle ortadan yarılan Kızıldeniz’in suyu İsraillilerin kurtuluÅŸuna ve Mısırlıların yok oluÅŸuna neden oldu. Bu olay bir yerde vaftiz töreninin de simgesidir. Tanrı halkı olarak vaftizle günahlarımızı bırakıp yaÅŸam yeniliÄŸi içinde yolumuzu sürdürürüz. Bu konuda elçi Pavlus Romalılara yazdığı mektubunda ÅŸunları söylüyor: "Baba’nın yüceliÄŸi sayesinde Mesih nasıl ölümden dirildiyse, biz de yeni bir yaÅŸam sürmek üzere vaftiz yoluyla O’nunla birlikte ölüme gömüldük. Siz de böylece kendinizi günah karşısında ölü, Mesih İsa’da Tanrı karşısında diri sayın" (Rom 6,4.11).

c)              Yusuf, tüm kardeÅŸlerini kurtardı. Bu konu ile ilgili olarak Yar 39,1 – 45,28 okuyun. Yusuf burada İsa Mesih’i simgelemektedir. Çünkü o kardeÅŸlerinin kendisini yabancılara satmalarına karşın onlar için hiçbir kötülük düşünmemiÅŸ, tersine yıllar sonra onların aç kalmalarını önlemek için buyruÄŸu altında olan undan onlara gerekli olan payı çıkarıp vermiÅŸtir. Açlıktan yok olma durumuna gelen ve kendisini aÅŸağılayan kardeÅŸlerini ekmekle doyurmuÅŸtur. ÇaÄŸların sonunda da İsa Mesih bedensel olarak açıklandığında günahlarımız için hem kendi bedenini vermiÅŸ hem de bedenin ekmek ÅŸekli karşılığını vermiÅŸtir ki bizler sonsuzlara dek acıkmayalım. Şöyle diyor O: "YaÅŸam ekmeÄŸi Ben’im. Bana gelen asla acıkmaz, bana iman eden asla susamaz." (Yuh 3,35)

d)              Eski çaÄŸda Tanrı’nın kararıyla gerçekleÅŸen su tufanı olayında insanlar Nuh’un gemisine binerek kurtuldular. Bu konu ile ilgili Kutsal Kitap anlatımı Yar 6,1 – 8,22’de yer almaktır. Burada da söz konusu olan insanların günahıdır. Tanrı’nın planıyla insanlık yok edilecektir, ancak KURTARICI özelliÄŸe sahip olan Tanrı insanları yok etmek istememekte, tersine onları kurtarmak istemektedir. Bu nedenle kurtarıcılık görevini NUH adında çok kutsal bir kiÅŸiye bırakmıştır. Kurtarma öğesi ise bir gemidir. Nuh, sürekli kiÅŸileri tövbeye ve Tanrı’ya dönmeye çağırmaktadır, gemiye son anda bile giren kurtulacaktır. Ancak Kurtarıcı gemiye binenlerin sayısı salt sekizdir. Nuh ve gemisi, Yeni Ahit, yani İncil çağındaki İsa ve çarmıhını simgelemektedir. Nuh’un gemisine girmeyenler kurtulamadıkları gibi, Yeni AntlaÅŸma’nın tek kurtarıcısı olan İsa’ya da inanmayanlar kurtuluÅŸu elde edemeyeceklerdir, çünkü: "BaÅŸka hiç kimsede kurtuluÅŸ yoktur. Bu göğün altında insanlara bağışlanmış, bizi kurtarabilecek baÅŸka hiçbir ad yoktur." (Elç 4,12).

e)              Sonucunu Yeni AntlaÅŸmada bulan Eski AntlaÅŸma kökenli bir kurtuluÅŸ örneÄŸi de Say 21, 4-9 ayetlerinde bulunmaktadır. Burada gerçek yılanlarca ısırılan İsrailliler Tanrı’nın Musa’ya buyurduÄŸu ve bir sırık üstünde yükselttiÄŸi madensel yılana bakınca önceki saÄŸlıklarına kavuÅŸtular. Elçi Yuhanna bunun İsa’nın Golgota’daki çarmıhını simgelediÄŸini Kutsal Ruh’tan esinleyerek ÅŸu sözlerle betimliyor: "Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoÄŸlu’nun da öylece yukarı kaldırılması gerekir. Öyle ki, O’na iman eden herkes sonsuz yaÅŸama kavuÅŸsun." (Yuh 3,14-15).

Tüm bu Eski Atlaşma örnek olaylarının ana konusu KURTULUŞTUR. Kurtarıcı kişi ise Tanrı’nın kendisidir ve her durumda bazı kurtarıcı öğeleri kullanmaktadır. Burada kurtuluş sağlayan öğelere değineceğiz kısa olarak:

3.              KURTULUŞ’U SAÄžLAYAN ÖĞELER: Bunlar Kan, su ve ekmektir.

a)   Kan, günahları kaldırıcı güce sahiptir. Kan, Musevi ve Hıristiyan inancında özel bir yer tutar. Eski AntlaÅŸma’nın temeli de kandır, çünkü Tanrı OÄŸlu İsa Mesih insansal bedeniyle ölümü tatmıştır, yani kanını akıtmıştır. Tüm Kutsal Kitabın kurtuluÅŸ temeli "Cana karşı candır" yani günahlı bir insanın yerine günahsız bir yaratık kanını dökerek günahlı kiÅŸiyi kurtarıp doÄŸru kiÅŸi kılmaktadır. Musa bu konuyu ve gerçeÄŸi ÅŸu sözlerle bize bildiriyor: "Çünkü canlılara yaÅŸam veren kandır. Ben onu size sunakta kendinizi günahtan bağışlatmanız için verdim. Kan yaÅŸam karşılığı günah bağışlatır." (Lev16,11). Yine Eski AntlaÅŸma kanıyla baÄŸlantılı olarak İbraniler mektubunda ÅŸunları okuyoruz: "Ama Mesih, gelecek iyi ÅŸeylerin baÅŸkahini olarak ortaya çıktı. İnsan eliyle yapılmamış, yani bu yaratılıştan olmayan daha büyük, daha yetkin çadırdan geçti. Tekelerle danaların kanıyla deÄŸil, sonsuz kurtuluÅŸu saÄŸlayarak kendi kanıyla kutsal yere ilk ve son kez girdi." (İbr 9, 11-12). Eski AntlaÅŸma, kanının günahı kaldırma gücü olduÄŸu gibi, Mesih’in de kanı bizleri her tür günahlardan temizlemektedir. Bu konuda elçi Yuhanna ÅŸunları söylüyor: "Ama O ışıkta olduÄŸu gibi biz de ışıkta yürürsek, birbirimizle paydaÅŸlığımız olur ve OÄŸlu İsa’nın kanı bizi her günahtan arındırır." (1 Yuh 1,7). Kanın günahları kaldırıcı güce sahip olduÄŸunu İncil’in ÅŸu ayetleriyle de bilebiliriz:

-"Tam bir bilgelik ve anlayışla yağdırdığı lütfunun zenginliği sayesinde Mesih’in kanı aracılığıyla Mesih’te kurtuluşa, suçlarımızın bağışlanmasına kavuştuk." (Ef 1, 7-8).

-"Kendinize ve Kutsal Ruh’un sizi gözetmen olarak görevlendirdiği bütün sürüye göz kulak olun. Rab’bin kendi kanı pahasına sahip olduğu kiliseyi gütmek üzere atandınız." (Elç 20,28).

-"İnsanlar İsa Mesih’te olan kurtuluşla, Tanrı’nın lütfuyla, karşılıksız olarak aklanırlar." (Rom 3,24).

-"Tekelerle danaların kanıyla değil, sonsuz kurtuluşu sağlayarak kendi kanıyla kutsal yere ilk ve son kez girdi." (İbr 9,12).

-"Biliyorsunuz ki, atalarınızdan kalma boş yaşayışınızdan altın ya da gümüş gibi geçici şeylerle değil, kusursuz ve lekesiz kuzuyu andıran Mesih’in değerli kanının fidyesiyle kurtuldunuz." (1 Petr 1,18-19).

-"Yeni bir ezgi söylüyorlardı: "Tomarı almaya, mühürlerini açmaya layıksın! Çünkü boğazlandın ve kanınla her oymaktan, her dilden, her halktan, her ulustan insanları Tanrı’ya satın aldın."" (Vah 5,9).

b)              Su ise, günahları yıkayıcı ve yok edici güce sahiptir. Sekiz kiÅŸinin dışında tüm yeryüzündeki insanları yok eden su tufanı olayında, suyun tüm yeryüzünü yıkadığını, günahlıları yok ederek, kalanlara yeniden yaÅŸam saÄŸladığını, Yar 9,8-17’de okuyoruz. Bu su günahlıları yok etti, ancak İsa’yı simgeleyen gemiye binenlere yaÅŸam nedeni oldu. Buna baÄŸlı olarak Yeni AntlaÅŸma’da elçi Petrus ÅŸunları söylüyor mektubunda: "O zamanki dünya yine suyla, tufanla mahvolmuÅŸtu." (2 Petr 3,6). Bu olay bir yerde VAFTİZ gerçeÄŸini de açıklar. Çünkü vaftiz aracılığı ile kiÅŸi günahlı doÄŸasını reddedip, bundan böyle Tanrı onuru ve amacı için yaÅŸamayı yeÄŸlemiÅŸ olur. Elçi Pavlus Romalılara yazdığı mektubundaki ÅŸu bölüm su ve vaftiz konularını çok açık bir ÅŸekilde belirtmektedir: "Öyleyse ne diyelim? Lütuf çoÄŸalsın diye günah iÅŸlemeye devam mı edelim? Kesinlikle hayır! Günah karşısında ölmüş olan bizler artık nasıl günah içinde yaÅŸarız? Mesih İsa’ya vaftiz edildiÄŸimizde, hepimizin O’nun ölümüne vaftiz edildiÄŸimizi bilmez misiniz? Baba’nın yüceliÄŸi sayesinde Mesih nasıl ölümden dirildiyse, biz de yeni bir yaÅŸam sürmek üzere vaftiz yoluyla O’nunla birlikte ölüme gömüldük. EÄŸer O’nunkine benzer bir ölümde O’nunla birleÅŸtiysek, O’nunkine benzer bir diriliÅŸte de O’nunla birleÅŸeceÄŸiz. Artık günaha kölelik etmeyelim diye, günahlı varlığımızın ortadan kaldırılması için eski yaradılışımızın Mesih’le birlikte çarmıha gerildiÄŸini biliriz. Çünkü ölmüş kiÅŸi günahtan özgür kılınmıştır. Mesih’le birlikte ölmüşsek, O’nunla birlikte yaÅŸayacağımıza da inanıyoruz. Çünkü Mesih’in ölümden dirilmiÅŸ olduÄŸunu ve bir daha ölmeyeceÄŸini, ölümün artık O’nun üzerinde egemenlik sürmeyeceÄŸini biliyoruz. O’nun ölümü günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuÅŸtur. Sürmekte olduÄŸu yaÅŸamı ise Tanrı için sürmektedir. Siz de böylece kendinizi günaha karşı ölü, Mesih İsa’da Tanrı karşısında diri sayın. Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin. Bedeninizin üyelerini haksızlığa araç ederek günaha sunmayın. Ölümden dirilenler gibi kendinizi Tanrı’ya adayın; bedeninizin üyelerini doÄŸruluk araçları olarak Tanrı’ya sunun. Günah size egemen olmayacaktır. Çünkü Kutsal Yasa’nın yönetimi altında deÄŸil, Tanrı’nın lütfu altındasınız." (Rom 6,1-14).

c)              Ekmek ise doyurucu güce sahip olup, yaÅŸam veren bir öğedir. KiÅŸinin doyumunu saÄŸlayan en önemli besin unsurudur. Eski AntlaÅŸma çağında RAB Tanrı, çölde göçebe olan topluluÄŸunu gökten yaÄŸdırdığı MAN ekmeÄŸi ile doyurdu. "AkÅŸam bıldırcınlar geldi, ordugahı sardı. Sabah ordugahın çevresini çiy kaplamıştı. Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzer ince pulcuklar göründü. Bunu görünce İsrailliler birbirlerine, Bu da ne? diye sordular. Çünkü ne olduÄŸunu anlayamamışlardı. Musa, RAB’bin size yemek için verdiÄŸi ekmektir bu, dedi" (Çık 16, 13-15). Yine RAB Tanrı şöyle buyurmuÅŸtu halkına: "Sizi aç bırakarak sıkıntıya soktu. Sonra sizin de atalarınızın da bilmediÄŸi man ile sizi doyurdu. İnsanın yalnız ekmekle deÄŸil, RAB’bin aÄŸzından çıkan her sözle yaÅŸadığını size öğretmek için yaptı bunu." (Yas 8,3). Bu konuyla baÄŸlantılı olarak Mezmur yazarı Asaf da, Kutsal Ruh’tan esinlenerek şöyle diyor: "Man yaÄŸdırdığı onları beslemek için, Göksel tahıl verdi onlara." (Mez 78,24).  YaÅŸam kaynağı olan ekmeÄŸin Eski AntlaÅŸma tapınışı içinde de özel yeri vardı. Tanrı’nın tapınağındaki özel masa üstüne konan ekmekler her hafta yenilip yerine yenileri konmaktaydı. "İnce undan oniki pide piÅŸireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak. Bunları RAB’bin huzurunda iki sıra halinde, altışar altışar saf altın masanın üzerine dizeceksin. İki sıra ekmeÄŸin yanına anma payı olarak saf günnük koyacaksın. Bu RAB için yakılan sunu olacak ve ekmeÄŸin yerini alacak. Bu ekmek, İsrail halkı adına sonsuza dek sürecek bir antlaÅŸma olarak, her Åžabat Günü aksatılmadan RAB’bin huzurunda dizilecek. Ve Harun’la oÄŸullarına ait olacak. Onu kutsal bir yerde yiyecekler. Çünkü çok kutsaldır. RAB için yakılan sunulardan onların sürekli bir payı olacak" (Lev 24,5-9). İsa Mesih de YaÅŸam EkmeÄŸi’nin kendisinin olduÄŸunu vurguladı öğrencilerine. Bunu da kanıtlamak için öz bedenini Golgota’daki çarmıhta ölüme verdi. Ayrıca bu ölümün sürekli yenilenmesi için son akÅŸam yemeÄŸinde Kutsal Sofra’yı kurarak ekmek ve ÅŸarapla gerçekleÅŸtirilen Kutsal Tören’i bizlere bıraktı.  Yuh 6,25-71 ayetlerinde İsa’nın yaÅŸam ekmeÄŸinin olduÄŸunun sözlerini görüyoruz. Bu bölüm dikkatlice okunmalıdır. "Çünkü Tanrı’nın ekmeÄŸi size Musa vermedi, gökten size gerçek ekmeÄŸi Babam verir." (Yuh 6,33).

Evet, haçta dökmüş olduğu kanla, inanarak vaftiz olduğumuz suyla ve İsa Mesih’in yaşam ekmeğiyle göksel kurtuluşu gönenmek için atılımda bulunan tümümüz için Kurtuluş’a doğru adımlarımız nasıl olmalıdır? Şu dizelgeye özellikle dikkat edelim:

1.   Tanrı bizleri seviyor ve yaÅŸamımız için çok güzel bir planı var. Şöyle diyor elçi Yuhanna: "Tanrı sevgidir. Sevgide yaÅŸayan Tanrı’da yaÅŸar, Tanrı da onda yaÅŸar." (1 Yuh 4,16). İsa ise ÅŸunu diyor: "Bense insanlar yaÅŸama, bol yaÅŸama sahip olsunlar diye geldim." (Yuh 10,10).

2.  Her bir insan günahlıdır ve günahları yüzünden Tanrı’dan uzak kalmıştır. Şöyle diyor elçi Pavlus: "Herkes günah iÅŸledi ve Tanrı’nın yüceliÄŸinden yoksun kaldı." (Rom 3,23). Oysa bizlerin günahlı olmamıza karşın Tanrı kendisi kutsaldır. Bu konuda elçi Petrus şöyle diyor: " Kutsal olun çünkü ben kutsalım." (1 Petr 1,16). Petrus’un aÄŸzından, kendisinin kutsal olduÄŸunu söyleyen Tanrı’ya karşı insan günahı yüzünden Tanrı’dan ayrı düşmüştür, yani insanla Tanrı arasında kopukluk vardır. Bunun için elçi Pavlus Romalılara yazdığı mektubunda diyor: "Günahın ücreti ölüm." (Rom 6,23). Ama hamdolsun, İsa Mesih Rab’bimiz, Tanrı kuzusu olarak bizlerin günahları uÄŸruna ve yerimize çarmıhta ölerek döktüğü kanıyla günahlarımızı kaldırmış ve bizlere sonsuz yaÅŸam saÄŸlamıştır. Vaftizci Yahya O’na iliÅŸkin diyor ki: "İşte dünyanın günahlarını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!" (Yuh 1,29). Elçi Pavlus da ÅŸunu diyor: "Tanrı ise bizi sevdiÄŸini ÅŸununla kanıtlıyor: Biz daha günahkarken, Mesih bizim için öldü." (Rom 5,8). O, günahlarımıza karşılık öldü, ancak yeni yaÅŸam vermek için aynı zamanda dirildi. Yine aynı elçi bu kez Korint kilisesine yazdığı birinci mektubunda diyor ki: "Kutsal yazılara uyarınca Mesih günahlarımıza karşılık öldü, gömüldü ve Kutsal Yazılar uyarınca üçüncü gün ölümden dirildi. Kefas’a, sonra Onikiler’e göründü." (1 Kor 15,3-5). Bu durumda İsa, kurtarıcı, aynı zamanda her birimiz için "YOL, GERÇEK ve YAÅžAM’dır" (Yuh 14,6). Bizler, O’nun kurtuluÅŸuna gönenmek için O’na inanmalıyız. "İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin baÅŸarınız deÄŸil, Tanrı’nın armaÄŸanıdır. Kimsenin övünmemesi için iyi iÅŸlerin ödülü deÄŸildir." (Ef 2,8-9). İsa Mesih’i kiÅŸisel olarak kabul etmeliyiz: "Kendisini kabul edip adına iman edenlerin hepsine Tanrı’nın çocukları olma hakkını verdi." (Yu 1,12).  Ä°sa şöyle diyor her birimize: "İşte kapıda durmuÅŸ, kapıyı çalıyorum. Biri sesimi iÅŸitir ve kapıyı açarsa, onun yanına gireceÄŸim." (Vah 3,20).

3.  Tanrı’nın saÄŸladığı kurtuluÅŸ evrensel olup, kurtuluÅŸ çaÄŸrısı her birimizedir. KiÅŸi İsa’nın çarmıhta saÄŸladığı kanlı kurtuluÅŸu benimseyerek kurtuluÅŸa adımını atabilir. "Çünkü Yahudi Grek ayrımı yoktur, aynı Rab hepsinin Rabbi’dir. Kendisine yakaranların tümüne eliaçıktır. Rab’bin adını çağıran herkes kurtulacak." (Rom 10,12-13). O halde ÅŸu adımı atalım: "İsa’nın Rab olduÄŸunu aÄŸzınla açıkça söyler ve Tanrı’nın O’nu ölümden dirilttiÄŸine yürekten iman edersen, kurtulacaksın. (Rom 10,9).




<b>Yazıcı için</b>Yazıcı için