Sayfa 1

BİRİNCİ KISIM

BÖLÜM 1

APOSTOLİK BABALAR

(64-138)

              

Apostolik Babalar Kimlerdir?

"Apostolik Babalar" adı ile çok eski olup Havarilere ait yapıtlarının dolaysız devamcıları gibi görünen bir grup Hıristiyan yazarlar gösteril­mektedir. Bu yazarlar çok özel bir önem taşırlar, çünkü çağımızın 1. ve 2. yüzyıllar arasında Akdeniz’in Doğu havzasında dağılmış ilk Hıristiyan topluluklarının yaşamı, duyguları, niyetleri ve düşünceleri ile ilgili gerçek ve ­doğal bir tablosunu çizmektedirler.

 

DİDAKE

(On iki Havarinin Öğretisi)

(1. yüzyıl)

Didake, Kilise’nin en Eski Yasasıdır.

İlk dönemlerin Hıristiyanlığına ait en çok liturjik (ayinsel) bilgi bize "Didacke" Doktrini ya da öğretisi (Yunanca’dan) adını taşıyan bir yapıttan gelmiştir. Metin, bundan yaklaşık bir yüzyıl önce, bir rastlantı sonucunda Metropolit Filoteus Bryennios tarafından İstanbul’da (bugün Kudüs’te olan) eski bir Yunan elyazmasının içinde bulunmuştur. Başlıksız olan yapıt, çok eski olduğuna dair izler taşıdığından, 1. yüzyılın ortalarına ait olduğu sanılmakta ve sinoptik İncil’lerden daha eski bir metin gibi görünmektedir. Cemaate yönelik talimatları kapsayan bu küçük el kitabı gerçekten şaşırtıcı olan bilgiler içermektedir: Vaftiz adayının, ölüme yol açtıkları için, uzak kalmaya söz vereceği günah ve sapıklıkların bir açıklamasını veren "iki yolun öğreti"sinden ve eksiksiz bir uygulama ile yaşama ve kurtuluşa götüren tanrısal emirlerin bir tasvirinden sonra, yazar vaftiz törenleri ve Efkaristiya duaları konusunda uzunca yorumlar yaptıktan sonra, ilk çağda Suriyeli Hıristiyanların tipik bir kuruluşu olan gezginci peygamberlere nasıl davranılacağı konusunda pratik öneriler vermektedir. Özet olarak "Didake" Kilise yasalarına ayin talimatlarını kapsayan bir el kitabının gerçek müsveddesi diye tanımlanabilir. Sonraki yüzyıllarda Kilise yasalarının, gitgide sayıları artan, seçkilerine dahil edilmesi de rastlantısal değildir. Daha 4. yüzyılda, yüce ahlaksal ve eğitsel değerin bilincinde olan İskenderiyeli Atanasius okunmasının Hıristiyan adaylarının eğitiminde son derece yararlı olduğunu belirtmiştir.

 

(Didake, On iki Havarinin öğretisi Üstüne, 9, 1-10,6)
Olağan 14. Çarşamba

 

Rabbin gününde bir araya gelin, günahlarınızı itiraf ettikten sonra ekmeği kırın ve şükredin.

Şu şekilde şükredin, ilkin kutsal kase için. Ey Pederimiz, kulun Mesih aracılığı ile bize tanıtmış olan kulun Davut’un kutsal asması için sana şükrediyoruz; yüzyıllar boyunca şan senin olsun.

Sonra da kırılan ekmek için. Ey Pederimiz, kulun Mesih’in aracılığı ile bize açıkladığın yaşam ve bilgi için sana şükrediyoruz. Yüzyıllar boyunca şan senin olsun. Kırılan bu ekmek dağlarda dağılmışken toplandıktan sonra nasıl ki tek oldu, aynı şekilde Kilise dünyanın hudutlarından Krallığında bir araya gelsin. Çünkü yüzyıllar boyunca şan senin, güç İsa Mesih’indir.

Rabbin adına vaftiz olanlardan başka hiç kimse senin Efkaristi­yan’ dan yemesin ve içmesin. Bu konuda Rab: "Kutsal olanı köpeklere vermeyin" (Mt. 7,8) demiştir.

Doyduktan sonra bu şekilde teşekkür edin. Şükürler olsun, ey kutsal Peder, yüreklerimize yerleştirdiğin kutsal adın ve kulun Mesih aracılığı ile bize gösterdiğin bilgi, inanç ve ölümsüzlük için. Yüzyıllar boyunca şan senin olsun.

Sen, en güçlü Rab, adını şanlandırmak için her şeyi yarattın; sana şükretmeleri için insanlara yemekler ve içkiler verdin. Bize ise kulunun aracılığı ile tinsel bir gıda ve içki ile sonsuz yaşamı bahşettin. Özellikle biz sana şükrediyoruz, çünkü sen güçlüsün. Yüzyıllar boyunca şan senin olsun.

Ey Rab, Kiliseni anımsa, her kötülükten koru ve merhametin sayesinde onu kusursuz yap. Dört bucaktan topla ve onun için hazırladığın kutsallığında kutsa onu. Çünkü yüzyıllar boyunca güç ve şan senindir.

Lütfun gelsin ve bu dünya göçsün. Davut’un Tanrı’sına şükürler! Kutsal olan biri varsa, yaklaşsın; yoksa çile doldursun. Maranata: gel Rab İsa! Amin.

Rabbin gününde bir araya gelin, adamanızın an olması için günahlarınızı itiraf ettikten sonra ekmeği kırın ve şükredin.

Arkadaşı ile çatışmada bulunan barışmadan önce size katılmasın ki, adama lekelenmesin. Nitekim Rab şöyle demiştir: Her yerde ve zamanda bana kusursuz bir adama yapılsın. Çünkü ben yüce bir Kral’ım, der Rab ve halklar arasında adım hayranlık uyandırır. (Mt. 1,11,14).