Sayfa 129



KATERİNA (SIENA’LI)

 

(1347-1380)

 

Katerina ilk kez 6 veya 7 yaşında iken Mesih İsa’nın hayalini görmüştür. 1367 yılında Dominiken Üçündü Tarikatına katılır. Bir mahrumiyet ve ibadet hayatı sürmeye başlar. Yavaş yavaş birçok öğrenciyi çevresinde toplar. 1375 yılının başında, aylarca Siena’ da kaldıktan sonra, Katerina Pisa’ ya gider. 1 Nisan 1375 günü stigmatize (kutsal yara izlerine sahip) olur. 18 Kasım 1375’te papalık devletlerinin ayaklanmaları başlar. Katerina bütün gücüyle Papa XI. Gregorius’ u Roma ya geri getirmek için çalışır. 20 Eylül 1378’de yeni bir skisma (ayrılık) olur ve Katerina iki ayrı eğilim arasında kalır. 29 Nisan 1380 yılında, hayatını Papa ve Kilise için sunarak ölür.

 

(Katerina [Siena’li], İlahi Takdir Üstüne Diyalog, 13)

Olağan 19. Pazar

Tanrı’ nın imgesiyiz, çünkü Tanrı imgemizdir.

 

Rabbim, merhametinin bakışını halkına ve aziz Kilise’ nin mistik bedenine çevir. Benim kadar sefil, sana bu denli hakaret eden ve bunca kötülüklerin nedeni ve aracı olan benim gibi tek bir yaratığın saygısı ile değil de birçokları affederek ve onlara anlığın ışığını vererek yüceltileceksin.

Halkını ölü ve kendimi canlı görseydin neler olurdu? Benim ve diğer yaratıkların günahları yüzünden, ışık olmak için doğan sevgili Gelinin Kilise’ yi karanlıklar içinde görsen neler olur?

Bunun içindir ki, insanı kendi imgene ve benzerliğine uygun şekilde yaratmana etken olan yaratılmamış sevginin adına halkın için merhamet diliyorum.

İnsana hangi nedenle bu denli saygınlık verdin? Hiç kuşkusuz, yaratığını kendinde görüp ona sevdalanmana neden olan paha biçilmez sevgi. Oysa ki, sonradan, işlenen suç yüzünden yaratığın yüceltmiş olduğun o ululuğu yitirdi.

Bizleri yaratmakta kullandığın o aynı ateşle hareket eden sen, insan cinsine senle barışabilmesi için bir araç sunmak istedin. Bu yüzdendir ki, tek Oğlun olan Kelamı bize verdin. O, seninle bizim aramızda arabulucu oldu. Haksızlıklarımızı kendiliği ile cezalandıran adaletimiz oldu. İnsanlığımızla onu giydirdiğinde, ebedi Peder, ona verdiğin emre itaat etti. Ey sevgi uçurumu! ‘Bu denli bir alçaklığa, yani insanlığımızın durumuna inmiş olan bu denli bir yüceliğe bakıp hangi yürek heyecanla dolup taşmaz?

Sonsuz Tanrısallığı Adem’in bozulmuş insanlığının sefil bulutu ile örtüp, senle insan arasında kurduğun birlikle biz imgen olduk ve sen imgemiz. Hangi nedenle? Kesinlikle, sevgi ile. Benzeri olmayan bu sevgi adına yaratıklarına merhametli davranman için sana dua ediyorum, ısrarla rica ediyorum.

 

(Katerina [Siena’ lı], İlahi Takdir Üstüne Diyalog, 135)

Olağan 30. Cumartesi

Tanrı, imgesine ve benzerliğine uygun olarak yaratmak istediği yaratığına sevdalıdır ve ilahi takdiriyle onu destekler.

 

Yüce ve ebedi Peder, benzeri olmayan bir iyilikle merhametli bakışını ruha yöneltti ve ona şöyle dedi: "Ey çok sevgili kızım dünyaya merhametimi göstermek ve her gerektiğinde akıl sahibi yaratıklarımın her emelini karşılamak istiyorum. Oysa ki cahil insan yaşam için verdiğimi ölüme dönüştürüyor ve böylece kendine eziyet etmiş oluyor. Ben daima gerekeni veriyorum ve insana verdiğim her şey yüce lütuftandır.

Onu lütufla yarattım. Kendiliğime yeniden baktığımda, yaratığıma sevdalandım ve lütfumun bir armağanı olarak onu imgeme ve benzerliğime uygun şekilde yaratmak istedim. Bunun içindir ki. ayrıcalıklarımı anımsaması için ona acil olarak bir bellek verdim. Ebedi Peder gücüme katılmasını da sağladım.

Ona anlığı verdim ki, tek doğumlu Oğlumun bilgesinde, bağışlarımın hazinelerini nasıl bir sevgi ateşi ile açtığımı bilsin ve anlasın. Kutsal Ruh’ un sevgi bağışına katmakla ona sevmek yeteneğini ve iradesini verdim ki anlıkla tanımış olduğu kimseyi sevebilsin. Tatlı lütfum bunları yaptı, öyle ki beni anlayabilsin ve tadabilsin, ve sonsuz görmemde sonsuz iyiliğimden zevk alabilsin. Adem’in suçu yüzünden gökyüzü kapalıydı. O, saygınlığının farkına varamadı, onu nasıl bir lütuf ve benzeri olmayan bir sevgi ile yarattığımı fark edemedi. Bu yüzden itaatsızlığa kapıldı ve itaatsızlıktan her çeşit kötülük onun ve tüm soyunun başına geldi.

Bu ölümü ortadan kaldırabilmek için insana gerekli olan her şeyi temin ettim. Ona Sözü, yani Tek doğumlu Oğlumu verdim ve büyük bir bilgelik ve lütufla onu durumundan kurtardım. Söz dinler olmasını, böylece, itaatsizliği yüzünden içtiği zehri yok etme konumuna gelebilmesini istedim. Sevgi ile hareket eden Mesih söz dinlemeyi kabul etti ve çarmıhın utanç verici ölümüne koştu ve ölümle yaşamı iade etti, insanın değerli yüzünden değil de Tanrısal ayrıcalıkla".

 

(Katerina [Siena’li], İlahi Takdir Üstüne Diyalog, 167)

29 Nisan, Azize Katerina Bayramı

Ey sonsuz Tanrı, kutsal Kilise’ nin bu mistik bedeninde yaşamımın

kurbanını kabul et.

 

Tanrısal doğa ile birleşerek Tek doğumlu Oğlunun kanını bu denli değerlendiren ey ebedi Tanrı, ey sonsuz Üçlü-Birlik! Sen, sonsuz Üçlü-Birlik, çokça arayınca çok şeyler bulduğum derin bir deniz gibisin; ne denli çok bulursam seni aramak arzusu o denli artıyor. Sen doyumsuzsun; derinliğinde doyuma erişen ruh duymuyor, çünkü sana olan açlık sürüyor, hep seni arzuluyor, ey sonsuz Üçlü-Birlik, ışığının ışığı ile seni görmeği arzuluyor. Ben, anlığın ışığı ile, ışığında sonsuz derinliğini gördüm ve tadına yardım, ey sonsuz Üçlü-Birlik, ve de yaratığının güzelliğini gördüm. Bunun içindir ki, kendimi sende gördüğümde, gücünden, ey ebedi Peder, ve Tek doğumlu Oğluna mal edilen bilgeliğinden bana verilen o akıl ile imgen olduğumu gördüm. Senden ve Oğlun’ dan kaynaklanan Kutsal Ruh ise seni sevebilme iradesini bana verdi.

Çünkü sen, sonsuz Üçlü-Birlik, yaratıcısın, bense yaratığım; bildim ki Oğlunun kanı ile beni yeniden yarattığında bana akıl verdiğin için yaratığının güzelliğine sevdalısın.

Ey sonsuz derinlik, ey sonsuz Üçlü-Birlik, ey Tanrı, ey derin deniz! Kendinden başka bana ne verebilirsin ki? Daima yanan ve hiç sönmeyen bir ateşsin sen. Ruha özgü her sevgiyi sıcaklığı ile tüketen sensin. Her soğukluğu ortadan kaldıran ateşsin; ışığınla her beyni aydınlatırsın ve o ışıkla bana kendi gerçeğini öğretirsin.

O ışıkta kendimi yansıtarak seni en yüce değer gibi tanıyorum, her değerin üstündeki değer, mutlu değer, anlaşılmaz değer, paha biçilmez değer. Her güzelliği aşan güzellik. Her bilgeliği aşan bilgelik. Hatta, sensin bilgeliğin ta kendisi! Sevgi ateşi ile kendini insanlara veren sen, meleklerin gıdası.

Her çıplaklığımı örten giysi sen, tatlılığınla aç olanları besleyen gıda sen. Acının bulunmadığı ey sonsuz Üçlü-Birlik!