Sayfa 4

MERYEM EFES'TE

Aziz Yuhanna tarafından yazılmış incil'in bir yerinde sanki Meryem'in Efes'e gelişini bize telkin etmektedir. Ananeye göre Aziz Yuhanna İncil'ini Efesliler için yazdı. Konusu, Efeslilerin sorunlarına, Efeslilerin ken­disine sordukları sorulara ve bu Hıristiyanlara verdiği cevapları yan­sımaktadır. Bütün bu sorular arasında, bir tanesi oldukça sık sık sorulmuşa benzer. Bu sorunun muhteviyatı Petrus'un ve Yuhanna'nın rolünü içermekteydi. Neden Meryem, Yuhanna ile hep birlikte idi de, neden Petrus ile birlikte hiç olmamıştı? Gerçekte: Meryem, İsa tarafından kilise başına oturtulan Petrus'un yanında zaman zaman kalabilirdi. Kişisel fıkraları sevmeyen Yuhanna, kendini bir değer olarak göstermekten hoş­lanmamasına rağmen, İncil'ine, Efes Hıristiyanlarının problemleri ile ilgili, hatta içlerinden birkaçını tedirgin edecek şekilde bazı ayetler koyacaktır. Ayni şekilde, Efes'te Yuhanna'nın yanında Meryem'in mevcu­diyeti üzerine de ışık tutulmalıdır.
              
Tanrıbilimi, dindarlık sadece dolaylı yoldan bir metne dayanmakta-dır. Bu metin, kendine öz tabirleriyle tarihe ("bu andan iti­baren") ve coğraf-yaya ("evine") aftetmektedir. Aziz Yuhanna'nın kendini anlatma zevki için Efesliler'e hikâyeler anlattığını veya Meryem'i sadece İsa'nın ıstırapları ve ölümü nedeniyle yanına aldığını, yoksa İsa'nın annesini ilk gördüğü anda, böyle bir hareket yapmayacağını düşünmek gerektir.
              
İsa tarafından, birbirlerine emanet edilen Meryem ve Yuhanna, İsa'nın son arzularından birine saygı göstermek mecburiyetinde kaldılar. Her ne kadar havarilik görevlerini yerine getirmek için Meryem'i yalnız bıraktıysa da, gittiği uzak yerlerde bile, Yuhanna yokluğunu fazla uzat­mamıştır.
              
Başlangıçta ihtimal Kudüs'te kaldılar, fakat Filistin başkentinde Hıristiyan camiası geliştikçe, Yahudi otoritelerinin öfkesi çoğalıyor­du. Zulüm, M.S. 36 senesinde havarilerin şakirtlerinden Stefanos'un taşla öldürülmesi ile başlar. Böylece Hıristiyanlar Jüde ve Samari'ye dağılmağa başlarlar. Masum bebekleri öldürten katil kralın torunu ve Yuhanna Baptist'in boynunu vurdu-ran kralın oğlu I. Agrippa, M.S. 41 yı­lında tahta çıkınca taraftarlarına kendisi-ni beğendirmek İçin havari Yuhanna'nın kardeşi Yakub'un öldürülmesinden sonra, havarilerin başı Petrus'un de hapsedilmesini emreder. Bütün bunlar camiada büyük bir heyecana yol açar, 60 yaşına yaklaşmasına rağmen Meryem hala yiğitçe davranır.
              
Bütün havarilerin Filistin'i terkettiği bir anda, Aziz Yuhanna'nın, Mer­yem ile birlikte Filistin'de dağın veya çölün bir yerinde saklanma ve­ya Meryem'i tek başına Filistin'de bırakma riskini göze aldığını dü­şünmek bile oldukça zordur, kaldı ki yazar Eusebe kesin olarak Aziz Yuhanna'nın bu devirde Asya'ya gittiğini söyler (O devirde Asya kelimesi­nin anlamı, Roma terimlerine göre sadece Efes bölgesini kastetmek­tedir.) İsa'nın son arzularına karşı Yuhanna'nın duyduğu his ve saygıyı göz önüne alırsak, Meryem'in huzurlu bir hayat sürmesi için beraberinde götürdüğünü düşünmek gayet doğaldır.