Sayfa 5

Şu iki noktaya eğilmekte yarar vardır: Birincisi 37'den 49 sene­sine kadar, Yuhanna'nın hayatı ile ilgili bir hususun kutsal yazılarda belir­tilmemesi, ikincisi ise Asya'da (Efes) bir kaç yıl kalmasına rağmen Aziz Pavlus'a Asya Havarisi ünvanının verilmemesidir. Bundan başka Pavlus ve Silas 50 yılında Efes'in kuzeyindeki Frikya ve Galatia böl­gelerine gidip vaaz etmeleri oldukça tuhaf ve şaşırtıcıdır.              
   Aziz Yuhanna, Hrisostom'a göre onların bu bölgede buluşmamaları, Yuhanna'nın önceden belli bir süreden beri Asya ve çevresinde yerleşmiş olması ve bu böl­gede kilise kurmasından dolayıdır.
               Sonuç olarak, eğer Yuhanna 67 yılında, Pavlus'un din uğruna öldürül­mesinden sonra Efes'e gelmiş olsaydı, yaşlanmaya yüz tutmuş haliy­le Anadoludaki yedi kilisenin güç yollarını baştan başa nasıl dolaşabi­lirdi? Bu kiliselerle çok ilgilenmişti, bunları bizzat kendisi ziyaret etmişti. Eğer kilise 25 sene evvel Pavlus tarafından kurulmuş olsa idi, neden kilise kurucularına verilen Asya havarisi unvanı Yuhanna'ya ve­rildi? Kutsal yazılardan alınan verilere göre Meryem ve Yuhanna 42 yılına doğru Efes'e geldikleri anlaşılmaktadır.


Açık Havada İbadet

Şimdiye kadar, Yuhanna'nın Efes'te ikameti ile ilgili bir kayıta rastlan­mamış ise de, II ve III yüzyıllara ait bir çok yazı bu vakanın gerçekli­ğini ispatlamak-tadır. Diğerleri arasında, Aziz İrene, Polikarp, Hipolit, Eusebe, İskenderyeli Kleman ve Orijen'i analım. Bütün bu yazarlar, Aziz Yuhanna'nın ölümünden sonra yazmaktadırlar. 203 yılında ölen Aziz İrene, havari Yuhanna'nın öğrencisi olan Aziz Polikarp'ı tanımıştı. Öyle ise olaylara çok yakın olup Yuhanna'nın İncil'ini Efes'te yazdığını doğrulamak­tadır. Efes başpiskoposu Polikrat'ın, Papa Aziz Viktor'a (189-199) yazdığı ikinci mektubunda, Yuhanna'ya ait kabrin Efes'te olduğunu belirt­mesi son derece ilginç olaylardan biridir. 215 yılında ölen İskenderyeli Kleman'a, bilgin Orijen (185-253) Asya başkentinde Yuhanna'nın ha­yatı ve ölümü hakkında bilgi vermektedirler.