Sayfa 2

2.   Anahtarları teslim aldığından beri

Filipus, Matta’yla dertleşiyordu: "Bana neler oluyor bilmiyorum! Bu aralar Petrus’u hiç çekemez oldum! Eskiden bir şeyler yapmak istediğinde, bana da danışır fikrimi sorardı, anahtarları teslim aldığından beri o kadar değişti ki... şimdilerde fikir sormak yerine emirler yağdırmakla meşgul. Onun bu otoriterliğini bir türlü hazmedemiyorum."

Matta, Filipus’un içini dökmesini anlayışla karşılayıp, onu büyük bir dikkat ve sevgiyle dinledi. Kısa bir sessizlikten sonra ise şöyle dedi: "Kardeşimiz Petrus’un değiştiğinin ben de farkındayım, fakat açıkçası fazla da üzülmüyorum, çünkü o bu şekilde, Mesih İsa'ya itaat etmeye ve Mesih İsa’nın O'nun kendisine emanet ettiği görevi tam anlamıyla yerine getirmeye çalışıyor. Tabii ki emir almak benim de hoşuma gitmiyor, ancak İsa'nın Peder'e daima itaatli olduğu gibi, bizim de itaatli olmayı öğrenebilmemiz için bu durumun bir vesile olduğuna inanıyorum. Bence Petrus da emir vermekte çok zorlanıyor ve her yaptığında insanlardan onay bekleme eğilimine karşı çok savaşıyor. Elinden geldiği kadar Mesih’e itaat etmeye çalışıyor, doğrusu ben de Mesih'e itaat etmek istiyorum, dolayısıyla da Petrus’un kendisine teslim edilen bu anahtarları kendi  yeteneğine göre çevirmesini kabul ediyorum. Petrus bu davranışıyla Mesih’i seviyor!"

Filipus, Matta’yı sessizce dinledi ve Mesih’e bakarak, yargı ve eleştiriden uzak, kardeşlerindeki iyi yönleri keşfetmenin mümkün olduğunu anlıyor.